İran Müzakere Heyeti Üyesi Hüseyin Kurbanzade, ülkesinin dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının ardından ABD'den herhangi bir ürün satın alma zorunluluğu bulunmadığını duyurdu. Kurbanzade, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, söz konusu varlıkların tamamen İran'ın kendi kontrolünde olduğunu ve bu fonların ülkenin ihtiyaçları doğrultusunda kullanılacağını belirtti. Açıklama, İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin kritik bir aşamada olduğu bir döneme denk geldi.
Varlıkların Kullanımı Bağımsız
Kurbanzade, İran'ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasının, ülkeyi ABD'ye bağımlı kılmayacağını vurguladı. "Bu varlıklar bizimdir ve onları nereye harcayacağımıza kendimiz karar veririz. ABD ürünleri satın alma gibi bir zorunluluğumuz yok" ifadelerini kullandı. İranlı yetkili, fonların öncelikle temel ithalat kalemleri olan gıda, ilaç ve tıbbi ekipman için kullanılacağını ekledi. Bu açıklama, İran'ın uluslararası yaptırımların hafifletilmesi karşılığında yumuşama sinyali verdiği yönündeki spekülasyonları da boşa çıkardı.
Müzakere Sürecindeki Rolü
Hüseyin Kurbanzade, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerde kilit bir isim olarak öne çıkıyor. Heyet üyesi, son açıklamalarıyla İran'ın kendi çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığını ortaya koydu. Uzmanlar, Kurbanzade'nin sözlerinin ABD'ye yönelik bir pazarlık hamlesi olabileceğini değerlendiriyor. İran, dondurulan varlıklarının büyük kısmının Güney Kore ve Irak gibi ülkelerde tutulduğunu, bu fonların serbest bırakılmasının ülke ekonomisine önemli bir soluk getireceğini belirtiyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, İran ekonomisi son yıllarda yaptırımlar nedeniyle daralma yaşadı. 2023 yılında İran'ın GSYH'si %2,5 oranında küçülürken, işsizlik oranı %11'e yükseldi. Dondurulan varlıkların serbest bırakılması, enflasyonla mücadele ve ithalatın finansmanı açısından kritik önem taşıyor.
Bağımsız Değerlendirme
Kurbanzade'nin açıklamaları, İran'ın nükleer müzakerelerde elini güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak okunabilir. Tahran yönetimi, bir yandan yaptırımların kalkmasını isterken diğer yandan bağımsız ekonomik karar alma kapasitesini korumak istiyor. Bu ikili hedef, müzakerelerin geleceği açısından belirleyici olacak. İran'ın ABD'ye doğrudan bağımlı olmaksızın varlıklarını kullanacağını ısrarla vurgulaması, aynı zamanda iç kamuoyuna yönelik bir mesaj niteliği taşıyor. Nükleer müzakerelerde gelinen aşamada, taraflar arasındaki güvensizliğin aşılması için daha somut adımlar atılması gerektiği görülüyor.