Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye'nin ilk büyük ölçekli deniz üstü rüzgâr enerjisi yatırımlarının önünü açacak 1 gigavatlık YEKA tahsisine ilişkin şartname taslağını kamuoyu görüşüne sundu. 49 yıllık kullanım hakkını kapsayan proje kapsamında ilk santrallerin 2030'da devreye alınması hedefleniyor. Söz konusu yatırımın Mavi Vatan'dan ekonomiye 16 milyar dolarlık katkı sağlaması bekleniyor.
YEKA modeli ile deniz üstü rüzgârda yeni dönem
Türkiye, deniz üstü rüzgâr enerjisi potansiyelini kullanmak için YEKA modelini devreye alıyor. Bakanlık tarafından hazırlanan şartname taslağına göre, 1 GW kapasiteli deniz üstü rüzgâr enerjisi santrali (RES) için yatırımcılara 49 yıl süreyle kullanım hakkı tanınacak. Bu süre, Türkiye'deki mevcut YEKA sözleşmelerinde yer alan 30 yıllık sürenin oldukça üzerinde. Uzun kullanım hakkının, yüksek ilk yatırım maliyetlerini dengelemek ve yatırımcılara uzun vadeli güvence sağlamak amacıyla belirlendiği ifade ediliyor.
Proje kapsamında ilk etapta 1 GW kapasiteli santral kurulması, ardından toplam kapasitenin 5 GW'a çıkarılması planlanıyor. Toplam yatırım tutarının 16 milyar doları bulması öngörülüyor. Enerji Bakanlığı yetkilileri, deniz üstü rüzgâr santrallerinin Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacağını belirtiyor.
Elektrik üretiminde yerli kaynak payı artacak
Deniz üstü rüzgâr santralleri, karadaki rüzgâr santrallerine kıyasla daha yüksek kapasite faktörüne sahip. Türkiye'nin denizlerindeki rüzgâr potansiyelinin 50 GW'ın üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Yeni projeyle birlikte bu potansiyelin kullanılmaya başlanması, elektrik üretiminde yerli ve yenilenebilir kaynakların payını artıracak. Ayrıca doğal gaz ithalatına bağımlılığı azaltarak cari açığın düşürülmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Bakanlık, şartname taslağını 30 gün süreyle kamuoyu görüşüne açtı. Görüşlerin ardından nihai şartname yayımlanacak ve ihale süreci başlatılacak. İhaleye yerli ve yabancı yatırımcıların ilgi göstermesi bekleniyor. Projenin, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda önemli bir adım olduğu vurgulanıyor.
Deniz üstü rüzgâr enerjisi yatırımları, aynı zamanda yerli sanayinin gelişimine de katkı sağlayacak. Türkiye'de rüzgâr türbini kanadı, kule ve diğer ekipmanların üretimi için yeni tesislerin kurulması teşvik edilecek. Bu sayede istihdam artışı ve teknoloji transferi de hedefleniyor.
Sonuç olarak, Mavi Vatan olarak adlandırılan deniz alanlarındaki rüzgâr potansiyelinin ekonomiye kazandırılması, Türkiye'nin enerji dönüşümünün yanı sıra ekonomik büyümesine de önemli katkı sağlayacak. 2030 yılına kadar devreye alınması planlanan ilk santral, bu alandaki iddialı hedeflerin başlangıcı olacak.