ABD Senatosu, Başkan Donald Trump'ın savaş ilan etme ve askeri harekat başlatma yetkilerini sınırlayan bir kararı onaylayarak siyasi tarihte nadir görülen bir adım attı. Karar, özellikle İran ile yaşanan gerilimin ardından gündeme gelirken, Senato'dan gelen bu hamle Amerikan siyasetinde yankı uyandırdı.
Senato'nan kritik oylaması
ABD Senatosu, 55'e karşı 45 oyla Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı savaş açma yetkisini kısıtlayan bir kararı kabul etti. Karar, Trump yönetiminin İran'la askeri bir çatışmaya girmesini engellemeyi amaçlıyor. Oylamada 8 Cumhuriyetçi senatörün de karara destek vermesi dikkat çekti. Karar, Temsilciler Meclisi'nde de benzer bir metnin geçmesi halinde yasalaşacak.
Arka plan ve bağlam
Kararın arka planında, ABD'nin 3 Ocak 2020'de İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından tırmanan gerilim yatıyor. Trump yönetimi, Süleymani'nin öldürülmesinin meşru müdafaa olduğunu savunurken, Kongre'nin birçok üyesi bu hamlenin Kongre onayı olmadan yapıldığını belirterek tepki göstermişti. Senato kararı, başkanın savaş yetkisini sınırlandıran bir dizi önlemin parçası olarak değerlendiriliyor.
Kararın destekçileri, başkanın tek başına savaş ilan etme yetkisinin sınırsız olmadığını ve Anayasa'nın savaş yetkisini Kongre'ye verdiğini hatırlatıyor. Buna karşın Beyaz Saray ve Cumhuriyetçi liderler, kararın başkanın ulusal güvenlik konusundaki yetkilerini gereksiz yere kısıtladığını savunuyor. Trump, daha önce bu tür kararları veto edeceğini açıklamıştı.
Kararın yasalaşması için Temsilciler Meclisi'nde de onaylanması gerekiyor. Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, benzer bir tasarıyı geçireceklerini duyurdu. Ancak Trump'ın veto yetkisi göz önüne alındığında, kararın nihai olarak yasalaşması için Kongre'de üçte iki çoğunluk gerekiyor. Uzmanlar, bu aşamada kararın yasalaşma ihtimalinin düşük olduğunu ancak siyasi mesajının önemine dikkat çekiyor.
Karar, ABD'nin savaş yetkisi konusunda Kongre ile yürütme arasındaki dengeyi yeniden gündeme getirdi. Son yıllarda başkanların Kongre onayı olmadan askeri operasyon başlatma eğilimine karşı bir uyarı olarak da okunabilir. Özellikle Vietnam Savaşı'ndan bu yana savaş yetkisi konusunda hassas olan Amerikan kamuoyu, bu kararı dikkatle takip ediyor.