Altın fiyatları, Çarşamba günü kayıplarını genişleterek yaklaşık iki haftanın en düşük seviyesine geriledi. Değerli maden, güçlü dolar ve ABD faiz oranlarının daha uzun süre yüksek kalacağı beklentileriyle baskı altında kaldı. Spot altın, ons başına 2.650 doların altına inerek 19 Eylül'den bu yana en düşük seviyeyi gördü. Analistler, yatırımcıların ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına ilişkin sinyalleri beklediğini belirtiyor.
Güçlü Dolar ve Faiz Beklentileri Altını Zorluyor
Altın fiyatları son günlerde düşüş eğilimindeydi. Ons altın, Pazartesi günü 2.668 dolardan işlem görürken hafta başından bu yana yaklaşık yüzde 1 değer kaybetti. Dolar endeksi, ABD ekonomisinin dirençli kalması ve diğer büyük merkez bankalarının faiz indirimine gitmesiyle son iki haftanın en yüksek seviyesine ulaştı. Güçlü dolar, dolar cinsinden değerlenen altını diğer para birimleri kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getiriyor.
ABD Hazine tahvil getirileri de yükselerek altın için alternatif maliyeti artırdı. 10 yıllık Hazine tahvil getirisi yüzde 4,0'ın üzerinde seyrediyor. Fed'in Kasım ayında faiz indirimine gitme olasılığı yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. CME FedWatch verilerine göre, Fed'in Kasım toplantısında 25 baz puanlık indirim yapma ihtimali yüzde 60'ın altına geriledi.
Altın Fiyatları Nereden Nereye Geldi?
Altın, yıl başından bu yana yüzde 30'a yakın yükselerek Ağustos ayında 2.525 dolar ile rekor kırmıştı. Eylül ayında ise 2.685 doları test etti. Ancak son dönemde doların güçlenmesi ve faiz artışı beklentileriyle kazançlarını geri verdi. Uzmanlar, küresel jeopolitik risklerin altını desteklemeye devam ettiğini ancak kısa vadede dolar hareketlerinin belirleyici olduğunu ifade ediyor.
Merkez bankalarının altın alımları da fiyatlar üzerinde etkili. Özellikle Çin ve Hindistan merkez bankaları, rezerv çeşitlendirme amacıyla altın alımlarını sürdürüyor. Ancak bu alımlar, mevcut düşüşü durdurmaya yetmiyor.
Bağımsız değerlendirme: Altın, dolar ve faiz beklentileri karşısında kısa vadede baskı altında kalsa da, orta ve uzun vadede jeopolitik riskler ve merkez bankalarının alımları nedeniyle destek bulabilir. Ancak yatırımcıların, Fed'in para politikası ve ABD ekonomisinin gidişatına odaklanması gerekiyor.