Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) prim borçları ile vergi borçlarını yeniden yapılandıran kanun teklifi Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Milyonlarca vatandaşın ve işverenin beklediği düzenleme, borçların taksitlendirilmesi ve gecikme faizlerinin silinmesini öngörüyor. Peki, hangi borçlar yapılandırma kapsamına giriyor, kimler başvurabilecek ve ödeme koşulları neler? İşte detaylar.
Hangi borçlar yapılandırma kapsamında?
Yeni düzenleme, 2024 yılı ve öncesine ait SGK prim borçları, vergi borçları, idari para cezaları, öğrenim kredisi borçları ve belediye emlak vergisi gibi kamu alacaklarını kapsıyor. Ayrıca, kesinleşmiş ancak ödenmemiş trafik cezaları, nüfus para cezaları ve diğer idari yaptırımlar da yapılandırmaya dahil edildi. Ancak, vergi kaçakçılığı gibi bazı ağır suçlardan kaynaklanan borçlar kapsam dışı bırakıldı.
Kimler başvurabilir?
Gerçek ve tüzel kişiler, esnaf, işverenler, şirketler, çiftçiler ve kamu kurumlarına borcu olan herkes bu haktan yararlanabilecek. Başvuru süresi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 45 gün olarak belirlendi. Başvurular, SGK müdürlüklerine, vergi dairelerine veya e-Devlet üzerinden çevrimiçi yapılabilecek.
Ödeme planı ve avantajları
Borçlar peşin veya taksitli olarak ödenebilecek. Peşin ödemelerde gecikme faizi ve zammın tamamı silinecek, sadece anapara ve yasal faiz alınacak. Taksit seçeneğinde ise 12, 24 veya 36 aya varan vadelendirme mümkün. Taksitli ödemelerde enflasyon oranında bir faiz uygulanacak. Ayrıca, ilk taksit ödemesi peşin yapıldığında kalan taksitlerde ek indirim sağlanacak.
Başvuru ve ödeme takvimi
Kanun yürürlüğe girdikten sonra başvurular 45 gün içinde tamamlanmalı. İlk taksit ödemesi için son tarih ise başvuru süresinin bitimini takip eden ayın sonu olarak belirlendi. Örneğin, başvuru 15 Haziran’da biterse ilk taksit 31 Temmuz’a kadar ödenebilecek. Taksitlerin zamanında ödenmemesi halinde yapılandırma bozulacak ve kalan borca gecikme faizi işleyecek.
Bağımsız değerlendirme
Bu yapılandırma, özellikle pandemi ve ekonomik kriz nedeniyle borç yükü altına giren küçük işletmeler ve bireyler için önemli bir fırsat sunuyor. Ancak, benzer düzenlemelerin sık sık gündeme gelmesi, mükelleflerin borçlarını erteleme alışkanlığını pekiştirebilir. Uzun vadede kalıcı çözüm için vergi ve prim sisteminin daha adil ve sürdürülebilir hale getirilmesi gerekiyor.