CHP’li Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik sert eleştirileri, kentin imar planı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Halk TV yazarı Bahadır Özgür’ün aktardığına göre, Bingöl’ün çıkışının perde arkasında AKP’li dönemde oluşturulmuş dev bir imar rantı ağı yatıyor. Özgür, “Ortada dehşet bir imar rantı var. Asıl yetkili bakanlık oralı olmuyor, Tuzla Belediyesi de bakakalıyor” ifadelerini kullandı.
İmar planı tartışması nasıl başladı?
Tuzla Belediye Başkanı Bingöl, son günlerde İBB’nin bölgedeki imar yetkilerini kullanış biçimini eleştirerek, plan değişikliklerinin kamu yararına aykırı olduğunu öne sürdü. Ancak Özgür’ün yazısına göre, Bingöl’ün tepkisi aslında AKP döneminde yapılan ve bugüne kadar süregelen bir rant düzenine işaret ediyor. Tuzla’da özellikle sahil kesimleri ve orman arazilerinin imara açılmasıyla milyarlarca liralık bir servet transferi gerçekleştiği iddia ediliyor.
Rant ağının detayları
Bahadır Özgür, yazısında Tuzla’daki imar planı değişikliklerinin sadece belediye kararlarıyla sınırlı olmadığını, bakanlık onaylarının da sürecin parçası olduğunu vurguladı. Özgür, “AKP’li dönemde Tuzla Belediyesi’nin verdiği imar izinleri, daha sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından da onaylanarak rantın kurumsallaşmasına yol açtı” dedi. Bu süreçte özellikle TOKİ işbirliğiyle yapılan konut projeleri ve sahil bandındaki otel inşaatları dikkat çekiyor.
İmar rantı rakamları: Tuzla’da son 10 yılda imar planı değişiklikleriyle arsa değerlerinde yüzde 500’e varan artışlar yaşandı. Bingöl’ün İBB’ye yönelik eleştirileri, aslında bu rantın bir kısmının İBB eliyle yeni projelere kanalize edilmesine yönelik bir itiraz olarak yorumlanıyor.
Siyasi boyut ve taraflar
Tuzla Belediye Başkanı Bingöl’ün muhalefet partisi CHP’den seçilmiş olması, tartışmaları siyasi bir zemine de taşıdı. AKP’li eski belediye yönetimleri döneminde yapılan imar düzenlemeleri, bugün Bingöl’ün karşısına çıkan engeller olarak görülüyor. Öte yandan İBB yönetimi, imar planlarının şeffaflık ve katılımcılık ilkesiyle hazırlandığını savunuyor. Bakanlık ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Değerlendirme
Tuzla’daki imar rantı tartışması, yerel yönetimler arasındaki yetki çatışmasının ötesinde, Türkiye’de kentleşme politikalarının kronik sorunlarını gözler önüne seriyor. İmar planı değişikliklerinde şeffaflık ve kamu yararının gözetilmesi gerektiği açık. Bu tür rant odaklı uygulamaların önüne geçilmesi için merkezi ve yerel yönetimler arasında daha etkin bir denetim mekanizması kurulması elzem görünüyor.