2023 genel seçimlerinde İYİ Parti'den İstanbul milletvekili seçilen, ardından CHP'ye katılan Nimet Özdemir, dün AKP'ye katıldığını duyurdu. "Ben aynı Nimet'im" ifadesiyle son yıllarda dördüncü kez parti değiştiren Özdemir, siyasi kariyerinde her yıla bir parti sığdırdı. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, rozeti bizzat takarken, Özdemir'in bu hamlesi siyaset kulislerinde şaşkınlıkla karşılandı.
Parti değiştirme serüveni
Nimet Özdemir, siyasete AKP'de başladı. 2011'de AKP'den milletvekili seçilen Özdemir, 2018'de İYİ Parti'ye geçti. 2023 seçimlerinde İYİ Parti'den yeniden milletvekili olduktan kısa süre sonra CHP'ye katıldı. CHP'de kısa bir süre kalan Özdemir, dün yaptığı açıklamayla AKP'ye döndü. Böylece yaklaşık 13 yıllık milletvekilliği döneminde dört farklı partide görev yapmış oldu.
Gerekçesi ne?
Özdemir, AKP'ye katılma kararını "Türkiye'nin içinde bulunduğu süreçte milli iradeye ve Cumhurbaşkanımızın liderliğine olan inancım tamdır" sözleriyle açıkladı. CHP'den istifa ederken ise "Küskünlük veya kırgınlığım yok, ancak siyaset yapma biçimim farklılaştı" demişti. İYİ Parti'den ayrılırken de "Parti içi demokrasi yetersiz" eleştirisinde bulunmuştu.
Siyaset kulislerindeki yankılar
Nimet Özdemir'in bu hamlesi, siyaset kulislerinde "parti değiştirme rekoru" olarak yorumlandı. CHP sözcüleri, "Kendisi kısa süre önce AKP'ye en sert eleştirileri yapıyordu. Bu tutarsızlık siyasetin itibarını zedeliyor" dedi. İYİ Parti kanadı ise "Zaten bizden ayrılırken de CHP'ye gideceğini söylemişti, şimdi ise AKP'ye dönüyor. Siyasi duruşu sorgulanmalı" ifadelerini kullandı.
Bağımsız değerlendirme
Türk siyasetinde parti değiştirme alışkanlığı sıkça görülse de, Nimet Özdemir'in kısa sürede dört parti arasında gidip gelmesi, seçmen nezdinde güven sorunu yaratıyor. Milletvekili, seçildiği partinin programını savunacağına söz vermişken, bu kadar sık rotasyon yapması siyasi etik tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Özdemir'in "Ben aynı Nimet'im" sözü, aslında ideolojik tutarlılık yerine pragmatik bir duruşu yansıtıyor. Bu durum, siyasi partilerin milletvekili aday belirleme süreçlerinde daha titiz davranması gerektiğini gösteriyor.