Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında verilen 87 günlük hapis cezası, 8 bin 700 lira adli para cezasına çevrildi. Karar, Özdağ'ın geçmişte yaptığı bir konuşmada Şeyh Said'e ilişkin sözleri nedeniyle açılan dava kapsamında alındı. Mahkeme, cezayı para cezasına çevirirken Özdağ'ın geri adım atmadığı ve sözlerinin arkasında durduğu ifade edildi. Karar, siyasi kulislerde ve kamuoyunda tartışma yarattı.
Dava süreci ve gerekçe
Ümit Özdağ, 2021 yılında katıldığı bir televizyon programında Şeyh Said hakkında yaptığı yorumlar nedeniyle 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçlamasıyla yargılanıyordu. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti, Özdağ'ın suçlu olduğuna hükmederek 87 gün hapis cezası verdi. Ancak ceza, sanığın adli sicil kaydı ve duruşmadaki tutumu dikkate alınarak 8 bin 700 lira para cezasına çevrildi. Mahkeme, Özdağ'ın daha önce benzer bir suçtan ceza almamış olmasını ve saygılı tavrını indirim sebebi olarak değerlendirdi.
Özdağ'dan ilk tepki
Kararın ardından Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, sosyal medya hesabından bir paylaşım yaparak sözlerinin arkasında olduğunu ve geri adım atmayacağını belirtti. Özdağ, "Şeyh Said'in muteber bir hatır... sözlerimizin doğruluğu tarih tarafından tescil edilmiştir. Bu karar bizi yolumuzdan döndüremez" ifadelerini kullandı. Parti sözcüsü ise kararın siyasi olduğunu savunarak temyize gideceklerini duyurdu.
Siyasi yankılar
Karar, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları arasında farklı yankı buldu. İktidar kanadından isimler mahkemenin kararına saygı duyduklarını açıklarken, muhalefet partileri kararı eleştirerek ifade özgürlüğü vurgusu yaptı. CHP Sözcüsü, "Bir siyasi partinin genel başkanının tarihsel bir figür hakkındaki sözleri nedeniyle yargılanması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmıyor" dedi. İYİ Parti ise kararın siyasi baskı altında alındığı iddiasını gündeme getirdi.
Tartışmanın odağı: Şeyh Said
Şeyh Said, 1925 yılında Cumhuriyet'in ilk yıllarında meydana gelen Şeyh Said İsyanı'nın lideri olarak bilinir. İsyan, laiklik karşıtı ve dini motifli bir ayaklanma olarak tarihe geçmiş, bastırılmasının ardından Şeyh Said ve arkadaşları idam edilmiştir. Özdağ'ın sözleri, bu tarihsel kişiliğin anılma biçimi ve isyanın niteliği üzerine tartışmalara yol açmıştı.
Özdağ'ın davası, ifade özgürlüğü ile tarihi kişiliklere yönelik söylemlerin sınırları açısından önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor. Hukukçular, mahkemenin verdiği para cezasının caydırıcılık boyutunu sorgularken, siyasi partilerin bu tür davalarda daha hassas olması gerektiğini belirtiyor. Kararın temyiz sürecinde yeniden ele alınması bekleniyor.