Türk Tabipleri Birliği (TTB), yayımladığı kapsamlı bir raporda, biber gazının Türkiye'de artık bir kimyasal silah olarak kullanıldığını duyurdu. TTB, Gezi Parkı eylemlerinden bu yana toplumsal muhalefet üzerindeki baskı ve sindirme politikalarının katlanarak arttığını belirterek, biber gazının polis tarafından orantısız ve sürekli şekilde kullanıldığını vurguladı. Raporda, biber gazının sağlık üzerindeki uzun vadeli etkileri ve yasal düzenlemelerdeki boşluklara dikkat çekildi.
Biber gazının sağlık etkileri
TTB raporunda, biber gazının (OC - oleoresin capsicum) gözlerde yanma, solunum sorunları, cilt tahrişi ve geçici körlüğe yol açtığı belirtildi. Özellikle kapalı alanlarda sıkılan gazın kalıcı akciğer hasarına neden olabileceği uyarısı yapıldı. TTB, biber gazına maruz kalan kişilerde panik atak, travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıkların arttığını da gözlemledi. Raporda, gazın kullanımının yasal sınırlarını aştığı ve artık bir kitle kontrol aracı değil, cezalandırıcı bir silah haline geldiği ifade edildi.
Polis şiddeti ve hukuki boşluk
TTB, 2013 Gezi Parkı eylemlerinden bu yana biber gazının kullanımında hiçbir kısıtlama getirilmediğini, aksine kullanımının yaygınlaştığını belirtti. Raporda, Türkiye'de biber gazının yasal statüsünün net olmadığı, polisin hangi durumlarda ve hangi dozlarda gaz kullanabileceğine dair standartların bulunmadığı vurgulandı. TTB, bu durumun keyfi ve orantısız güç kullanımına zemin hazırladığını savundu. Ayrıca, gazın halka açık alanlarda, toplu taşıma araçlarında ve evlerde sıkılmasının savaş suçu niteliğinde olduğuna dair uluslararası sözleşmelere atıfta bulunuldu.
Siyasi bağlam ve tepkiler
TTB'nin raporu, muhalefet partileri ve sivil toplum örgütlerinden destek aldı. CHP ve HDP, konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını açıkladı. İnsan Hakları Derneği, biber gazının kimyasal silah olarak sınıflandırılması için Birleşmiş Milletler'e başvuruda bulunulması çağrısı yaptı. Hükümet ise henüz rapora resmi bir yanıt vermedi. TTB, biber gazının kullanımının derhal durdurulması ve sağlık etkilerinin bağımsız bir kurul tarafından araştırılmasını istedi.
Türkiye'de biber gazı, 2000'li yılların başından beri polis tarafından yaygın şekilde kullanılıyor. 2013 Gezi Parkı protestolarında bu gazın binlerce kişiye sıkılması, ulusal ve uluslararası kamuoyunda büyük tepki toplamıştı. O günden bu yana biber gazı, adeta bir özgürlük bastırma aracı olarak anılmaya başlandı. TTB'nin bu raporu, konuyu bir kez daha gündeme taşıyarak, toplumsal hafızadaki yaraları tazeledi.