İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası'nın Halkapınar'daki kurs merkezi, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tahliye edildi. Geçen bir buçuk ayda 780 İzmirli, tekstilden gastronomiye uzanan 9 atölyede eğitim ve sertifika imkanından mahrum kaldı. Kent merkezindeki en kapsamlı mesleki eğitim merkezinin kapatılması, dezavantajlı gruplar başta olmak üzere binlerce kişinin meslek edinme hayalini sekteye uğrattı.
Eğitimler Durdu, Sertifikalar Askıda
Meslek Fabrikası'nın Halkapınar şubesi, özellikle işsizlikle mücadele eden gençler ve kadınlar için önemli bir fırsat sunuyordu. Gıda, tekstil, bilişim, seramik ve ahşap gibi alanlarda verilen kurslar, katılımcılara hem beceri kazandırıyor hem de iş bulma şansını artırıyordu. Binanın boşaltılmasıyla birlikte 9 atölyedeki tüm eğitimler durduruldu. Halihazırda kayıtlı 780 kursiyer, sertifika alamadan eğitimlerine devam edemez durumda. Yetkililer, alternatif bir mekan bulunması için çalışmaların sürdüğünü ancak henüz somut bir adım atılmadığını belirtiyor.
Hukuki Süreç ve Belediye'nin Tepkisi
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün tahliye kararını hukuka aykırı buluyor. Belediye yetkilileri, binanın uzun yıllardır eğitim amacıyla kullanıldığını ve kamunun yararına hizmet verdiğini vurguluyor. Konuyla ilgili dava açılacağı belirtilirken, belediye başkanı yaptığı açıklamada, "Bu karar, binlerce İzmirli'nin umutlarını boşa çıkarmıştır. Eğitim bir kamu hizmetidir ve bu hizmet engellenemez" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün binayı farklı bir amaçla kullanmayı planladığı ancak henüz net bir açıklama yapılmadığı öğrenildi.
Kursiyerler Mağdur: "Hayallerimiz Yarım Kaldı"
Kursiyerler, eğitimlerinin yarıda kalmasından dolayı büyük hayal kırıklığı yaşıyor. Tekstil atölyesinde eğitim gören 35 yaşındaki Ayşe Y., "Üç aydır dikiş öğreniyordum, sertifika almaya az kalmıştı. Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum" derken, gastronomi kursiyeri Mehmet K. ise "Aşçılık hayalimi gerçekleştirmek üzereydim. Bu engel moralimi bozdu" sözleriyle durumu özetledi. Birçok kursiyer, alternatif bir eğitim merkezi açılana kadar beklemek zorunda.
Genel Değerlendirme
Bu olay, kamu yararına kullanılan taşınmazların kurumlar arası uyuşmazlıklara kurban gitmesinin tipik bir örneğini oluşturuyor. Mesleki eğitimin özellikle ekonomik kriz döneminde kritik öneme sahip olduğu düşünülürse, bu tür bir tahliyenin toplumsal maliyeti büyük. Hukuki süreçlerin hızlandırılması ve eğitimin sürekliliğinin sağlanması, başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere tüm tarafların sorumluluğundadır.