İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'deki 38. Olağan Kurultay'ın iptaline ilişkin kararının gerekçesi, partideki nepotizm çarkını ortaya serdi. Mahkemenin dayandığı deliller arasında, CHP delegelerinin birinci derece akrabalarının seçim döneminde CHP'li belediyeler ve iştiraklerinde işe alındığı, ihale aldığı belgelendi. Dosyada adı geçen üç delege – Melda Tanişman Tutan, Aydın Karaaslan ve Tülay Yavuz – hakkında yapılan incelemede, oğulları, kardeşleri ve eşlerinin kamu kaynağı kullanılarak istihdam edildiği kaydedildi.
Delegelerin akrabalarına makam ve ihale
Mahkeme kararında, CHP Kurultayı öncesi ve sonrasında belediye şirketlerinde yaşanan istihdam hamleleri detaylandırıldı. Buna göre, delege Melda Tanişman Tutan'ın oğlu, bir CHP'li belediyenin iştirakinde müdür yardımcısı olarak işe başlatıldı. Aynı dönemde delege Aydın Karaaslan'ın kardeşi, başka bir belediye şirketinde sözleşmeli personel olarak göreve alındı. Tülay Yavuz'un eşi ise yine aynı çerçevede bir ihale ile güvenlik hizmeti almaya başladı. SGK kayıtları ve belediye yazışmalarıyla tescillenen bu atamalar, kurultayda oy kullanma karşılığında yapıldığı iddiasıyla mahkeme tarafından usulsüzlük delili olarak kabul edildi.
İstinaf mahkemesi kararının gerekçesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, CHP 38. Olağan Kurultayı'nın iptali yönündeki yerel mahkeme kararını onarken, gerekçede "oy karşılığı menfaat temini"nin kurultayın iradesini sakatladığını vurguladı. Kararda, delege listelerinin belirlenmesinde usulsüzlük yapıldığı, bazı delegelerin oylarını satması sonucu kazanan adayın galibiyetinin şaibeli hale geldiği belirtildi. Mahkeme, bu tespitlerin yanı sıra, kurultay sürecinde yapılan itirazların da dikkate alınmadığını kaydetti. CHP'nin 2023 yılı Eylül ayında yapılan kurultayı, ilk turda Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına itiraz eden muhalifler tarafından mahkemeye taşınmıştı.
Siyasi yankılar ve değerlendirme
Karar, CHP içinde yeni bir tartışma başlatırken, özellikle partinin "şeffaflık" ve "adalet" vurgusuna gölge düşürdü. Muhalif kanat, bu tür usulsüzlüklerin parti içi demokrasiyi zedelediğini ve yenilenme iradesini bloke ettiğini savunuyor. Öte yandan, CHP yönetimi kararı henüz yorumlamazken, konunun yargıya taşınmasının doğru olduğunu ifade edenler var. Bağımsız gözlemciler, bu kararın gelecek seçimlerde CHP'nin itibarı ve toplumsal güveni açısından önemli bir sınav olduğunu belirtiyor. Parti içi dengeleri ve ittifak stratejilerini etkilemesi muhtemel bu gelişme, Türk siyasetinde yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.