İsrail Polis Komiseri Daniel Levi, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsrailli yerleşimcilerin uyguladığı şiddet nedeniyle tüm dünyanın İsrail'i "haydut ve cani" bir devlet olarak gördüğünü kabul etti. Levi'nin bu açıklaması, İsrail'in uluslararası alanda giderek artan eleştirilerle karşı karşıya kaldığı bir dönemde geldi. Polis Komiseri, yasa dışı yerleşimci faaliyetlerinin sadece Filistin toplumuna değil, İsrail'in kendi itibarına da ciddi zarar verdiğini dile getirdi.
Yerleşimci Şiddeti ve Uluslararası Tepkiler
Daniel Levi, dün yaptığı basın toplantısında, Batı Şeria'daki bazı yerleşim yerlerinde yaşanan şiddet olaylarına dikkat çekti. Özellikle son aylarda Filistin köylerine yönelik saldırıların arttığını, bu saldırılarda ev ve araçların kundaklandığını, tarım arazilerinin tahrip edildiğini ve sivil Filistinlilerin hedef alındığını belirtti. Levi, "Dünya bizi bu eylemlerden dolayı yargılıyor. Gazetelerde okuyoruz; İsrail haydut devlet, cani devlet olarak nitelendiriliyor. Bu imajımızı düzeltmek zorundayız." ifadelerini kullandı. Levi'nin bu itirafı, İsrail içinde de tartışma yarattı. Bazı aşırı sağcı politikacılar ve yerleşimci liderleri, Komiser'in sözlerine sert tepki gösterdi.
Uluslararası Hukuk ve İşgal Altındaki Topraklar
Uluslararası hukuka göre, 1967'den bu yana İsrail işgali altında bulunan Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te kurulan Yahudi yerleşimleri yasa dışı kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler ve birçok ülke, bu yerleşimlerin iki devletli çözümün önündeki en büyük engel olduğunu vurguluyor. Yerleşimci şiddeti ise BM raporlarına defalarca konu oldu. Son olarak ABD yönetimi, İsrail'e bu konuda yaptırım uygulamaya başladı; yerleşimci şiddetine karışan bazı birey ve gruplara finansal yaptırımlar getirildi. Avrupa Birliği de benzer önlemleri değerlendiriyor. Daniel Levi'nin özeleştirisi, belki de İsrail'in bu uluslararası baskıya karşı bir tavır değişikliğine işaret ediyor olabilir. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki sağ koalisyon hükümeti, yerleşim politikalarından geri adım atmış değil.
İç Siyasete Etkileri
Levi'nin açıklamaları, İsrail kamuoyunda farklı yankılar buldu. Sol görüşlü ve barış yanlısı kesimler, Komiser'in sözlerini destekleyerek bu durumun uzun süredir dile getirdikleri bir gerçeğin itirafı olduğunu söyledi. Öte yandan yerleşimci gruplar ve sağcı partiler, Levi'yi "İsrail karşıtı propagandaya alet olmakla" suçladı. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ise Polis Komiseri'ni sert bir şekilde eleştirdi Demokrasi savunucuları ise, yerleşimci şiddetinin engellenmesi için polisin daha etkin rol oynaması gerektiğini ve Levi'nin bu açıklamasının bir başlangıç olabileceğini umuyorlar. Ancak İsrail'deki yargı reformu tartışmaları ve toplumsal kutuplaşma, polisin görevini bağımsız bir şekilde yapmasını da zorlaştırıyor.
Bağımsız Değerlendirme
İsrail Polis Komiseri'nin bu açıklaması, İsrail'in kendi içinde yaşadığı bir çelişkiyi gözler önüne seriyor. Bir yanda hukuk devleti iddiası, diğer yanda işgal altındaki topraklarda hukukun üstünlüğünü hiçe sayan silahlı yerleşimci gruplarına verilen destek. Levi'nin bu itirafı, belki de İsrail'in uluslararası toplumdaki imajını düzeltmeye yönelik sembolik bir adımdır, ancak asıl mesele işgalin kendisidir. Yerleşimci şiddetini bitirmek, işgali bitirmekten bağımsız düşünülemez. Uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskısı artarsa, belki bu tür açıklamalar daha sık duyulacaktır; ancak Filistin halkının özgürlüğü ve adalet arayışı, bu tür sözlü pişmanlıklardan çok daha fazlasını gerektiriyor. Bu açıklama, Filistinliler açısından bir kazanım değil, fakat işgalin sürdürülemezliğinin bir göstergesi olarak okunmalıdır.