ABD ordusu, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na ait kritik hedeflere yönelik hava saldırısı başlattı. Saldırının ardından İran resmi haber ajansları, Hürmüz Boğazı üzerindeki stratejik Keşm Adası çevresinde en az beş ayrı patlama sesinin duyulduğunu bildirdi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik misilleme tehdidinde bulunarak, başlatılan operasyon dalgasının sona erdiğini açıkladı. Bölgedeki gerilim, küresel enerji piyasalarında ve uluslararası diplomaside yeni bir krizin habercisi olarak yorumlanıyor.
Saldırının Ayrıntıları ve Keşm Adası'ndaki Patlamalar
İran yarı resmi haber ajansı Fars'a dayandırılan bilgilere göre, Hürmüz Boğazı'nın girişinde yer alan Keşm Adası'nın batı kıyılarına yakın bölgelerde art arda patlamalar meydana geldi. Görgü tanıkları, gökyüzünde duman bulutları ve uçuşan mühimmat parçaları gördüklerini aktardı. Bölgedeki askeri tesislerden yükselen yangınların, yerel saatle gece yarısına doğru başladığı ve yaklaşık iki saat sürdüğü belirtildi. İranlı yetkililerin olayla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçınması dikkat çekerken, Devrim Muhafızları'na bağlı haber kaynakları saldırıda can kaybı yaşandığını ancak sayının henüz netleşmediğini duyurdu.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, operasyonun İran'ın bölgedeki füze ve insansız hava aracı üretim tesislerine karşı düzenlendiği ve hedeflerin tamamen imha edildiği ifade edildi. Açıklamada, saldırının ABD askeri personeline ve koalisyon güçlerine yönelik artan tehditleri bertaraf etmek amacıyla gerçekleştirildiği vurgulandı. Pentagon yetkilileri, operasyonun uluslararası hukuk çerçevesinde meşru müdafaa hakkı kapsamında yapıldığını öne sürdü.
Trump'ın Misilleme Tehdidi ve Bölgesel Gerginlik
ABD Başkanı Trump, saldırının hemen ardından Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "İran'a yönelik başlattığımız operasyon dalgası sona erdi; ancak bu bir başlangıçtı. Eğer İran yönetimi, Amerikan çıkarlarına veya müttefiklerine yönelik yeni bir tehdit oluşturmaya kalkarsa, misillememiz çok daha güçlü olacak" ifadelerini kullandı. Trump ayrıca, İran'ın nükleer programına ilişkin "Asla bir nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğiz" diyerek geleneksel sert tutumunu sürdürdü.
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı ise gazetecilere yaptığı bilgilendirmede, saldırının İran'ın bölgedeki vekil güçleri üzerinden ABD üslerine yönelik son dönemde artan saldırıların bir yanıtı olduğunu belirtti. Danışman, "İran rejimi ve onun desteklediği gruplar, Kızıldeniz'de ticari gemilere ve üslerimize yönelik saldırılarını sürdürüyor. Bugünkü operasyon, bu tehditleri kaynağında yok etme kararlılığımızı gösterdi" dedi.
Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, saldırıyı kınayan bir açıklama yaparak, "Bu maceracı eylem, bölgenin güvenliğine yönelik açık bir tehdittir. İran, ulusal egemenliğini korumak için meşru savunma hakkını saklı tutar ve uygun zamanda yanıt verecektir" ifadelerini kullandı. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin acil toplantı kararı aldığı ve misilleme seçeneklerini masaya yatırdığı belirtiliyor.
Hürmüz Boğazı ve Küresel Enerji Güvenliği
Dünya ham petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, İran ile ABD arasındaki gerilimin odağında yer alıyor. Son saldırının ardından Brent petrol fiyatları yüzde 4'ün üzerinde artışla varil başına 90 dolar seviyesini aştı. Piyasa analistleri, boğazın tamamen kapanması ihtimalinin küresel enerji piyasalarını kaosa sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkeleri, gerilimin daha da tırmanmaması için itidal çağrısı yaparken, Rusya ve Çin, ABD'yi uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı.
ABD'nin İran'a yönelik bu son askeri harekatı, iki ülke arasındaki zaten kırılgan olan ilişkileri yeni bir kırılma noktasına taşıdı. Uzmanlar, bu tür bir saldırının İran'ın nükleer programındaki ilerlemeyi durdurmak bir yana, Tahran yönetimini daha da radikalleştirebileceği ve bölgedeki vekalet savaşlarını derinleştirebileceği görüşünde. Ayrıca, ABD'nin müttefiki İsrail'in de bu gelişmelerden cesaret alarak İran'a yönelik olası bir saldırı planlarını hızlandırabileceği konuşuluyor. Bu bağlamda, Orta Doğu'da yeni bir sıcak çatışmanın eşiğinde olunduğu ve tarafların soğukkanlılığını korumasının büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.