Sivas’ın Divriği ilçesinde bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan 8 asırlık Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, 9 yıllık restorasyonun ardından yeniden ziyarete açıldı. Tarihi yapının batı kapısına, mayıs ve eylül ayları arasında ikindi vaktinde yansıyan 'namaz kılan insan silüeti', yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini çekiyor. Bu eşsiz görüntüyü görmek isteyen ziyaretçiler, camiye adeta akın ediyor.
Namaz Kılan Silüet Nasıl Oluşuyor?
Divriği Ulu Cami’nin batı kapısındaki taş işçiliği, güneş ışınlarının belirli açılarla vurması sonucu ilginç bir gölge oluşturuyor. Mayıs ve eylül ayları arasında, güneş ikindi vaktine yaklaştığında, kapıdaki kabartmaların gölgesi, secdeye kapanmış bir insan silüeti gibi görünüyor. Bu doğal ışık oyunu, her yıl aynı dönemde tekrarlanıyor ve ziyaretçilere görsel bir şölen sunuyor.
Yaklaşık 4 metreyi bulan bu silüet, özellikle fotoğraf meraklılarının ve tarih tutkunlarının ilgisini çekiyor. Gökyüzünün açık ve güneşli olduğu günlerde daha belirgin hale gelen silüet, camiyi ziyaret edenleri hayran bırakıyor. Ziyaretçiler, bu doğa ve tarih uyumunu ölümsüzleştirmek için uzun kuyruklar oluşturuyor.
Restorasyon Sonrası İlgi Arttı
Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, 9 yıllık kapsamlı bir restorasyon çalışmasının ardından 2023 yılında tekrar ziyarete açıldı. Restorasyon sürecinde taş yüzeylerdeki bozulmalar giderildi, çatı onarıldı ve çevre düzenlemesi yapıldı. Bu çalışmalar, camiyi daha güvenli ve estetik bir hale getirirken, tarihi dokusunu da korudu.
Restorasyon sonrası camiye olan ilgi arttı. Özellikle namaz kılan silüetinin görüldüğü dönemlerde yerli ve yabancı turist sayısında belirgin bir artış yaşanıyor. Yetkililer, bu ilginin bölge turizmine olumlu katkı sağladığını belirtiyor. Ziyaretçiler, sadece silüeti değil, caminin eşsiz mimarisini, taş işçiliğini ve tarihi atmosferini de yakından inceleme fırsatı buluyor.
Divriği Ulu Cami'nin Tarihi Önemi
Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, 1228-1229 yıllarında Mengücekli Beyi Ahmet Şah ve eşi Melike Turan Melek tarafından yaptırılmıştır. Anadolu’daki en önemli Selçuklu eserlerinden biri olan yapı, özellikle taş işçiliği ve süslemeleriyle ünlüdür. Caminin mimarı Ahlatlı Hürrem Şah, darüşşifanın mimarı ise Muğis oğlu Hurrem Şah’tır.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 1985 yılında giren yapı, İslam mimarisinin başyapıtları arasında kabul edilir. Caminin batı kapısındaki taş süslemeler, dünyada eşi benzeri olmayan bir sanat harikasıdır. Bu kabartmalarda bitkisel motifler, geometrik desenler ve yazılar iç içe geçmiştir. Namaz kılan silüeti ise bu sanatın doğal bir yansıması olarak ortaya çıkmaktadır.
Ziyaretçiler, özellikle ikindi saatlerinde cami önünde toplanarak hem tarihi yapıyı hem de doğal ışık oyununu izliyor. Silüetin en net görüldüğü saatler genellikle 16.00-17.30 arası. Bu saatlerde rehberler, ziyaretçilere caminin tarihi ve silüetin oluşumu hakkında bilgi veriyor. Uzmanlar, bu olayın bilimsel olarak güneşin konumu ve taş işçiliğinin açısıyla açıklanabileceğini, ancak insanların manevi bir bağ kurduğunu dile getiriyor.