İstanbul'da 2022 yılında tedavi gördüğü hastaneden izinsiz ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan Z.Y.'nin hayatını kaybettiği belirlendi. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 6 şüpheli, İstanbul ve Sinop'ta düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı. Soruşturmanın seyrini, Z.Y.'nin son telefon sinyalinin Sinop'ta bir ormanlık alandan gelmesi değiştirdi.
Kayıp Başvurusu ve Soruşturmanın Başlaması
Z.Y., 2 Mart 2022'de psikolojik sorunları nedeniyle İstanbul'daki özel bir hastanede tedavi altına alınmıştı. Ancak hastane yetkilileri, Z.Y.'nin 5 Mart'ta odasından ayrıldığını ve bir daha kendisine ulaşılamadığını raporladı. Ailesinin durumu fark etmesi üzerine hemen kayıp başvurusu yapıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, ilk olarak hastane çevresindeki güvenlik kameralarını inceledi. Görüntülerde Z.Y.'nin hastaneden yaya olarak ayrıldığı ve bir süre sonra bir taksiye bindiği tespit edildi.
Taksi şoförünün ifadesine başvurulduğunda, Z.Y.'yi İstanbul'daki bir otogara bıraktığı öğrenildi. Otogar kayıtları, Z.Y.'nin bir firmaya ait otobüsle Sinop'a gittiğini ortaya koydu. Bu noktada soruşturma genişletilerek Sinop İl Emniyet Müdürlüğü ile koordinasyon kuruldu. Z.Y.'nin Sinop'ta nereye gittiği ve kimlerle görüştüğü araştırılmaya başlandı.
Son Telefon Sinyali ve Cesedin Bulunması
Z.Y.'nin cep telefonu sinyalleri, kayıp ihbarından 48 saat sonra Sinop'un Ayancık ilçesine bağlı bir ormanlık bölgeden alındı. Bu sinyal, soruşturmanın odak noktasını değiştirdi. Bölgede yapılan detaylı arama çalışmalarında, 12 Mart 2022'de ormanlık alanda bir kadın cesedi bulundu. Cesedinin kimliği, yapılan otopsi ve DNA testi sonucunda Z.Y. olarak doğrulandı. Ceset üzerinde yapılan ilk incelemede, herhangi bir kesici veya ateşli silah izine rastlanmadı, ancak kafatasında kırık tespit edildi. Bu bulgu, şüpheli ölüm ihtimalini güçlendirdi.
Cesedin bulunduğu bölgeye en yakın yerleşim olan Ayancık'ta, Z.Y.'nin son birkaç gün içinde bir grup kişiyle birlikte görüldüğü yönünde tanık beyanları alındı. Bu ifadeler üzerine polis, Z.Y.'nin ölümünde rolü olduğu değerlendirilen şüphelilere yönelik teknik ve fiziki takip başlattı. İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Sinop Emniyeti'nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar sonucunda, 3'ü kadın 6 şüpheli belirlendi. Şüphelilerin Z.Y. ile aralarındaki bağlantının, bir alacak verecek meselesi olduğu öne sürüldü.
Operasyonlarla Gözaltılar
Şüphelilerin adreslerinin tespit edilmesinin ardından, geçtiğimiz hafta İstanbul ve Sinop'ta eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonda 6 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda, Z.Y.'ye ait olduğu değerlendirilen bazı eşyalar ile dijital materyaller ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4'ü çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanırken, 2'si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri, Z.Y.'nin ölümünün bir anda gerçekleşen bir tartışma sonucu mu yoksa planlı bir cinayet mi olduğu konusundaki soru işaretlerini artırdı. İddiaya göre, Z.Y. bir süredir Sinop'ta yaşayan ve uyuşturucu ticaretiyle uğraştığı iddia edilen bir çeteyle bağlantılıydı. Söz konusu çete üyeleriyle arasında uyuşturucu parasından kaynaklı anlaşmazlık çıktığı ve bu nedenle öldürülmüş olabileceği değerlendiriliyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, olayın intihar süsü verilerek örtbas edilmek istendiği ihtimali üzerinde de duruluyor. Ancak Z.Y.'nin kafatasındaki kırık, darp sonucu ölmüş olabileceğine işaret ediyor. Adli Tıp Kurumu'nun raporu ise henüz tamamlanmadı. Soruşturma devam ederken, Z.Y.'nin ailesi adalet arayışlarını sürdürüyor.
Bağlam ve Değerlendirme
Bu olay, hastanelerden izinsiz ayrılan hastaların güvenliği konusunu yeniden gündeme getirdi. Türkiye'de her yıl binlerce hasta, çeşitli nedenlerle tedavilerini yarıda bırakarak veya hastane personelinden habersiz bir şekilde hastanelerden ayrılıyor. Bu durum, özellikle psikolojik sorunları olan veya koruma altındaki bireyler için ciddi riskler oluşturuyor. Hastanelerin hasta takip sistemlerini güçlendirmesi, güvenlik kameralarının daha etkin kullanılması ve ailelerle daha hızlı iletişim kurulması gerektiği bir kez daha gözler önüne serildi.
Z.Y.'nin ölümüyle ilgili soruşturmanın derinleştirilmesi, adalet duygusunun yerini bulması açısından önem taşıyor. Aynı zamanda bu tür olayların aydınlatılması, toplumda güven verirken, olası suç örgütlerinin ve bireysel cinayetlerin önlenmesi için de caydırıcı bir rol oynayabilir. Yargı sürecinin şeffaf bir şekilde işlemesi ve soruşturmanın tüm boyutlarıyla aydınlatılması, hem ailenin hem de kamuoyunun beklentisidir.