Diyarbakır'ın Ergani ilçesindeki Çayönü Tepesi'nde yürütülen arkeolojik kazılarda, madencilik tarihine ışık tutacak 9 bin yıllık bir atölye gün yüzüne çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı açıklamada, M.Ö. 6900-6800 yıllarına tarihlenen yaklaşık 5 metrekarelik madencilik işliğinin ortaya çıkarıldığını duyurdu. Keşif, bölgedeki madencilik geleneğinin M.Ö. 9100'lere kadar uzandığını gösteriyor.
Çayönü Tepesi: İlk yerleşimlerden madenciliğe
Çayönü Tepesi, Güneydoğu Anadolu'nun en önemli Neolitik dönem yerleşimlerinden biri olarak biliniyor. Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan verimli hilal bölgesinde yer alan bu antik yerleşim, insanlık tarihinin avcı-toplayıcılıktan yerleşik hayata geçişine tanıklık etmiş ilk topluluklara ev sahipliği yapmıştır. Arkeologlar, Çayönü'nde bugüne kadar mimari yapılar, tarım aletleri ve hayvan kemikleri üzerinde yoğun çalışmalar yürütüyordu. Son keşif ise madencilik faaliyetlerinin bu kadar erken bir dönemde başladığını ortaya koyması bakımından büyük önem taşıyor.
Yeni bulunan madencilik işliği, M.Ö. 6900-6800 yıllarına tarihleniyor. Bu dönem, Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem'in sonlarına denk geliyor. Atölyenin yaklaşık 5 metrekarelik bir alanı kapladığı ve işlenmemiş bakır cevherleri ile çeşitli taş aletler içerdiği belirtildi. Uzmanlar, bu alanın bakır cevherinin ergitilmesi ve işlenmesi için kullanıldığını düşünüyor. Bu, insanlık tarihinin en eski metal işleme faaliyetlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Madencilik geleneğinin kökenleri
Kazı başkanı Prof. Dr. Aslı Erim Özdoğan, Çayönü'nde daha önce M.Ö. 9100'lere tarihlenen bakır ve malakit buluntuları tespit ettiklerini hatırlattı. Ancak bu buluntuların doğal mineral parçaları olabileceği ya da dövme yoluyla şekillendirildiği düşünülüyordu. Yeni keşfedilen atölye ise, madencilik faaliyetlerinin organize bir şekilde yapıldığını kanıtlıyor. Bu durum, Çayönü yerleşiminin, madencilik teknolojisinin gelişiminde kilit bir rol oynadığını gösteriyor.
Çayönü'ndeki madencilik faaliyetleri, sadece bölge için değil, tüm dünya için önemli bir kilometre taşı. Arkeologlar, bu atölyenin bakır cevherinin ergitilmesine dair bilinen en eski örneklerden biri olabileceğini vurguluyor. Bu keşif, insanların metalleri işleme yeteneğinin, tarım devrimiyle eş zamanlı olarak geliştiğini ortaya koyuyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, yaptığı açıklamada, Çayönü kazılarının bu yılki bütçesinin artırıldığını ve bölgenin arkeolojik potansiyelinin tam anlamıyla ortaya çıkarılması için çalışmaların hızlandırılacağını belirtti. Ayrıca, Çayönü'nün UNESCO Dünya Miras Listesi'ne aday gösterilmesi için hazırlıkların sürdüğünü ifade etti.