Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne kenti açıklarında 3 Aralık Pazar günü meydana gelen göçmen teknesi faciasında kaybolan 20 kişinin aranmasına, deniz ve hava unsurlarıyla aralıksız devam ediliyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin koordinesinde yürütülen çalışmalarda, bölgede geniş bir tarama alanı oluşturuldu. İlk belirlemelere göre teknenin, Suriye'den yola çıkan ve yaklaşık 60 kişiyi taşıyan bir göçmen teknesi olduğu öğrenildi.
Arama Kurtarma Çalışmaları Sürüyor
Olayın bildirilmesi üzerine bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik botları ve bir helikopter, kayıp 20 kişinin bulunması için geniş kapsamlı bir arama başlattı. Yapılan açıklamada, şu ana kadar 38 kişinin kurtarıldığı ve sağlık durumlarının iyi olduğu, 2 kişinin ise hayatını kaybettiği belirtildi. Kayıp kişilerin sayısı ise yetkililer tarafından 20 olarak güncellendi. Arama çalışmalarına KKTC polis botlarının yanı sıra bölgedeki balıkçı tekneleri de destek veriyor. Deniz suyu sıcaklığının mevsim normallerinin altında seyretmesi, kayıpların bulunma ihtimalini düşürürken, ekipler zamanla yarışıyor.
Olayın Ardından Soruşturma Başlatıldı
Girne Kaymakamlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığı duyuruldu. Açıklamada, teknenin hangi noktadan denize açıldığı, rotası ve içindeki kişilerin kimlikleriyle ilgili bilgilerin toplanmaya başlandığı ifade edildi. Göçmen kaçakçılığı şüphelilerine yönelik operasyonların da sürdüğü belirtildi. Çevre kentlerdeki hastanelerde tedavi altına alınan kurtulanların ifadelerine başvuruluyor.
Kurtulanlardan biri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, teknenin yaklaşık 60 kişi kapasiteli olduğunu ancak bindiklerinde 70'in üzerinde kişi olduğunu söyledi. Teknenin bir süre sonra sallanmaya başladığını ve su alarak alabora olduğunu anlatan kurtulan, can yeleği bulunmadığı için birçok kişinin denize savrulduğunu dile getirdi.
Bu tür göçmen teknelerinin sık sık yaşandığı Doğu Akdeniz'de, özellikle son yıllarda Avrupa'ya ulaşmak isteyen göçmenler için KKTC, daha az riskli bir geçiş noktası olarak görülüyor. Ancak deniz koşullarının elverişsizliği ve teknelere aşırı kapasite yüklenmesi, ölümlü kazaları da beraberinde getiriyor.
Kıbrıs'ın kuzeyinde daha önce de benzer olaylar yaşanmış, birçok göçmen hayatını kaybetmişti. Bu durum, hem KKTC yetkililerini hem de uluslararası toplumu göç konusunda daha etkili önlemler almaya zorluyor. Akdeniz'deki göç rotalarının güvenliği, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi kuruluşların da gündeminde önemli bir yer tutuyor.
Denizdeki arama çalışmalarının, hava koşullarının elverişli olması halinde birkaç gün daha sürmesi bekleniyor. Yetkililer, kaybolan kişilerin ailelerine taziye dileklerinde bulunarak, gelişmelerin anlık olarak paylaşılacağını belirtti. Göçmenlerin geldiği ülkelerdeki iç savaş ve ekonomik krizler, bu tür tehlikeli yolculuklara iten başlıca faktörler olarak öne çıkıyor. Bu trajedi, göçmenlerin yaşam hakları ve güvenliği konusunda uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.