Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, dünya haritalarında kıtaların gerçek büyüklüklerini daha doğru yansıtan projeksiyonların kullanımını teşvik eden kararı 164 ülkenin oyuyla kabul etti. Afrika ülkelerinin öncülük ettiği girişime yalnızca ABD karşı çıktı. Karar, uluslararası kuruluşlara ve üye ülkelere, harita yapımında coğrafi gerçekliği daha iyi yansıtan yöntemleri benimseme çağrısı yapıyor. Togo Dışişleri Bakanı Robert Dussey, oylama öncesinde yaptığı konuşmada, “Adil bir dünya, adil bir haritayla başlar” ifadesini kullandı.
Harita Projeksiyonlarında Adalet Arayışı
BM Genel Kurulu’nda kabul edilen karar, 16. yüzyıldan bu yana yaygın olarak kullanılan Mercator projeksiyonunun yarattığı algı sorunlarına çözüm getirmeyi amaçlıyor. Mercator projeksiyonu, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’yı olduğundan büyük, Afrika ve Güney Amerika’yı ise olduğundan küçük gösterdiği için uzun yıllardır eleştiriliyor. Afrika Birliği ve Karayip Topluluğu (CARICOM) üyesi ülkeler, bu projeksiyonun sömürgecilik döneminden kalma bir algıyı sürdürdüğünü savunuyor.
Karar metninde, üye ülkelere ve uluslararası kuruluşlara, “kıtaların gerçek büyüklüklerini ve konumlarını daha doğru yansıtan” harita projeksiyonlarını kullanma çağrısı yapılıyor. Metinde ayrıca, eğitim materyallerinde ve resmi belgelerde bu tür haritaların teşvik edilmesi gerektiği vurgulanıyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, kararın ardından yaptığı açıklamada, “Coğrafi temsilde adalet, küresel eşitlik mücadelesinin bir parçasıdır” dedi.
ABD’nin İzolasyonu ve Gerekçeleri
Oylamada 164 ülke karar lehinde oy kullanırken, yalnızca ABD karşı oy verdi. ABD temsilcisi, kararın “teknik bir konuyu siyasallaştırdığını” ve “belirli bir projeksiyonun dayatılmasının bilimsel özgürlüğü kısıtlayacağını” öne sürdü. ABD’nin bu tutumu, BM Genel Kurulu’nda nadir görülen bir izolasyon olarak yorumlandı. Karar bağlayıcı olmasa da, uluslararası toplumun ortak iradesini yansıtması açısından önem taşıyor.
Afrika ülkeleri, kararın kabul edilmesini “tarihi bir zafer” olarak nitelendirdi. Togo Dışişleri Bakanı Robert Dussey, oylama sonrası yaptığı açıklamada, “Bu karar, dünyanın gerçek yüzünü görmesi için atılmış bir adımdır. Adil bir dünya, adil bir haritayla başlar” dedi. Dussey, haritaların sadece coğrafi araçlar olmadığını, aynı zamanda güç ilişkilerini ve kimlikleri de yansıttığını belirtti.
Haritaların Tarihsel ve Politik Boyutu
Harita projeksiyonları, yüzyıllardır güç ve temsil mücadelesinin bir parçası olmuştur. 1569’da Gerardus Mercator tarafından geliştirilen Mercator projeksiyonu, denizcilik için pratik olmasına rağmen, kara kütlelerinin boyutlarını ciddi şekilde çarpıtıyor. Örneğin, Grönland, gerçekte olduğundan yaklaşık 14 kat daha büyük görünüyor. Afrika ise ABD, Çin, Hindistan ve Avrupa’nın toplam yüzölçümünden daha büyük olmasına rağmen, haritalarda küçük gösteriliyor.
Son yıllarda, Gall-Peters ve Equal Earth gibi eşit alanlı projeksiyonlar, daha adil bir temsil sağlamak amacıyla geliştirildi. Ancak bu projeksiyonlar da şekil bozulmalarına yol açtığı için eleştiriliyor. BM kararı, belirli bir projeksiyonu zorunlu kılmıyor; yalnızca üye ülkelere “en doğru temsili sağlayan” yöntemleri kullanma konusunda teşvik edici bir çağrı yapıyor.
Kararın pratik etkisi, üye ülkelerin eğitim sistemlerinde ve resmi yayınlarında yeni haritalara yer vermesiyle görülecek. Afrika Birliği, 2025 yılına kadar tüm üye ülkelerde eşit alanlı projeksiyonların kullanılmasını hedefliyor. Bu gelişme, haritacılık alanında küresel bir dönüşümün başlangıcı olabilir.
Uzmanlar, kararın sembolik değerinin yüksek olduğunu, ancak uygulamada zorluklar yaşanabileceğini belirtiyor. Özellikle ABD gibi bazı ülkelerin mevcut harita standartlarını değiştirmeye sıcak bakmaması, süreci yavaşlatabilir. Yine de BM çatısı altında alınan bu karar, uluslararası kamuoyunda harita adaleti konusunda farkındalık yaratması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.