Gazze'deki Sivil Savunma Müdürlüğü, İsrail ordusunun Kasım 2023'te Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Zeytun Mahallesi'ne düzenlediği hava saldırısı sonucu enkaza dönen bir binadan 55 Filistinlinin naaşının çıkarıldığını duyurdu. Arama-kurtarma ekiplerinin günler süren çalışması sonucu ulaşılan cesetlerin, saldırı anında binada bulunan ailelere ait olduğu belirtildi. Olay, bölgede yaşanan insani krizin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Enkaz Altından Çıkarılan Naaşlar ve Kimlik Tespiti
Sivil Savunma yetkilileri, enkaz altında kalan 55 kişinin naaşının çıkarılmasının ardından kimlik tespit çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Cesetlerin büyük bir kısmının parçalanmış halde bulunduğu ve DNA testleriyle kimliklendirme yapılacağı ifade edildi. Bölgedeki sağlık ekipleri, yıkılan binanın altında başka kişilerin de olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Zeytun Mahallesi sakinleri, saldırının gece saatlerinde gerçekleştiğini ve çok sayıda ailenin aynı binada yaşadığını belirtti.
Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "Ekiplerimiz günlerce süren yoğun çalışma sonucu 55 naaşı enkazdan çıkardı. Ancak enkaz altında hâlâ ulaşılamayan kişiler olabilir. Kurtarma çalışmaları teknik yetersizlikler nedeniyle yavaş ilerliyor" dedi. Açıklamada, İsrail'in saldırılarının sivil altyapıyı hedef aldığı ve bölgede büyük yıkıma yol açtığı vurgulandı.
Saldırının Ardındaki İnsani Dram
Kasım 2023'te düzenlenen saldırı, Gazze'deki çatışmaların en yoğun yaşandığı dönemlerden birine denk geldi. Zeytun Mahallesi, Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yer alıyor ve savaş öncesinde yoğun nüfuslu bir yerleşim bölgesiydi. İsrail ordusu, saldırının "Hamas altyapısını hedef aldığını" öne sürse de, bölgede yaşayan sivillerin büyük çoğunluğunun savaştan etkilendiği biliniyor. Uluslararası kuruluşlar, Gazze'deki sivil kayıpların her geçen gün arttığını rapor ediyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de 30 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, bunların büyük bir kısmı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Altyapının büyük ölçüde tahrip olması nedeniyle enkaz altındaki kayıplara ulaşmak güçleşiyor. Sivil Savunma ekipleri, ellerindeki sınırlı ekipmanla çalışmak zorunda kalıyor. Elektrik kesintileri, yakıt yokluğu ve güvenlik endişeleri kurtarma faaliyetlerini sekteye uğratıyor.
Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
Olayın duyulmasının ardından uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail'in sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil edebileceğini belirtti. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) savcılığı, Gazze'de işlenen olası savaş suçlarına ilişkin soruşturma başlatmış durumda. Ancak soruşturmaların ne kadar ilerleyeceği ve somut sonuçlar doğuracağı belirsizliğini koruyor.
Türkiye dahil birçok ülke, saldırıları kınayarak acil ateşkes çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrıları, veto engelleri nedeniyle sonuçsuz kaldı. Buna karşın, bazı ülkeler İsrail'e yönelik silah ambargosu tartışmalarını gündeme getirdi. Gazze'deki insani kriz, küresel kamuoyunda derin bir yankı uyandırmaya devam ediyor.
Bölgedeki Son Durum ve Gelecek Perspektifi
Zeytun Mahallesi'ndeki enkaz çalışmaları, bölgede yaşanan yıkımın sembolü haline geldi. Sivil Savunma ekipleri, benzer şekilde enkaz altında kalan diğer bölgelerde de arama-kurtarma faaliyetlerini sürdürüyor. Ancak kaynak yetersizliği ve süregelen çatışmalar, çalışmaları zorlaştırıyor. Uzmanlar, Gazze'nin yeniden inşasının yıllar alacağını ve insani ihtiyaçların karşılanması için uluslararası toplumun acil adım atması gerektiğini vurguluyor.
Öte yandan, savaşın bölgesel ve küresel ekonomi üzerindeki etkileri de hissediliyor. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve ticaret yollarındaki aksamalar, dünya ekonomisini olumsuz etkiliyor. Gazze'deki insani trajedi, sadece bölgesel bir mesele olmaktan çıkıp küresel bir sorumluluk haline gelmiş durumda. Enkazdan çıkarılan 55 naaş, savaşın yıkıcılığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası toplumun, kalıcı barış için somut adımlar atması gerektiği her geçen gün daha da netleşiyor.