Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), uçak yolculukları sırasında sunulan internet hizmetinden yararlanmak isteyen yolculardan verilerinin işlenmesi için açık rıza alınmasını zorunlu tutan bir internet servis sağlayıcısına 90 bin TL idari para cezası uyguladı. Kurum, söz konusu uygulamanın Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) ihlali anlamına geldiğini belirledi. Karar, havacılık sektöründe kişisel veri işleme pratiklerine yönelik önemli bir emsal teşkil ediyor.
Ceza Kararının Gerekçesi
KVKK'nın incelemesi, uçak içi internet hizmeti sunan şirketin, yolculara internet erişimi sağlamak için öncelikle kişisel verilerinin işlenmesine ilişkin açık rıza metnini onaylatma şartı getirdiğini ortaya koydu. Kurum, bu uygulamanın "hizmetin şartı" olarak sunulmasının, rızanın özgür iradeye dayanması ilkesini ihlal ettiğini değerlendirdi. Yolcunun, internet kullanmak istemesi hâlinde veri işleme rızasını da kabul etmek zorunda bırakılması, KVKK'nın 4. maddesindeki "hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma" ilkesine aykırı bulundu.
İdari para cezası, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında uygulandı. Kurum, ceza miktarını belirlerken ihlalin niteliğini, şirketin büyüklüğünü ve tekrar edip etmediğini dikkate aldı. 90 bin TL'lik ceza, ilgili yıl için öngörülen idari para cezası alt sınırının üzerinde, caydırıcılık amacı taşıyan bir tutar olarak öne çıktı.
Şirketin Savunması ve Kurumun Değerlendirmesi
İnternet servis sağlayıcısı savunmasında, uçak içi internet hizmetinin yurt dışı bağlantılar üzerinden sağlandığını ve veri güvenliği nedeniyle açık rıza toplamanın gerekli olduğunu ileri sürdü. Ancak KVKK, hizmetin sunulması için gerekli olan veri işleme faaliyetlerinin zaten kanunun 5. maddesindeki "sözleşmenin ifası" hukuki sebebine dayanabileceğini, dolayısıyla ayrıca açık rıza şartı konulamayacağını vurguladı. Kurum, rızanın ancak hizmetin sunulması için zorunlu olmayan veri işlemleri için istenebileceğini hatırlattı.
Ayrıca, açık rıza metninin anlaşılır olmadığı, teknik terimlerle dolu olduğu ve yolcunun rızayı reddetmesi hâlinde internet erişiminden tamamen mahrum bırakıldığı tespit edildi. Bu durum, rızanın "açık" ve "bilgilendirilmiş" olma koşullarını da zedeledi.
Havacılık Sektörü ve Veri Koruma Uygulamaları
Uçak içi internet hizmeti, özellikle uzun mesafeli uçuşlarda yolcuların sıkça başvurduğu bir olanak hâline geldi. Havayolu şirketleri ve bağlantı sağlayıcıları, bu hizmeti sunarken yolcu verilerini işleyebiliyor. KVKK'nın kararı, sektördeki tüm aktörlerin veri işleme süreçlerini gözden geçirmesi gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, benzer uygulamaların diğer ulaşım araçlarında da (otobüs, tren, gemi) yaygın olduğunu ve bu kararın geniş yankı uyandıracağını belirtiyor.
Kişisel verilerin korunması alanında faaliyet gösteren hukukçular, kararın "rıza yorgunluğu" olarak adlandırılan, kullanıcıların sürekli rıza metinleriyle karşılaşması sorununa dikkat çektiğini ifade ediyor. KVKK, son yıllarda özellikle dijital hizmetlerde "açık rıza"nın sulandırılmasına yönelik denetimlerini artırmış durumda.
Kararın Olası Etkileri
Bu ceza, havayolu şirketlerinin yanı sıra uçak içi internet hizmeti sağlayan tüm servis sağlayıcıları için uyarı niteliğinde. Şirketlerin, hizmete erişim için açık rıza zorunluluğunu kaldırarak, yalnızca isteğe bağlı veri işleme faaliyetleri için rıza talep etmeleri bekleniyor. Aksi hâlde benzer cezalarla karşılaşılabilir. KVKK'nın kararı, kişisel verilerin korunması bilincinin artmasına katkı sağlarken, tüketici hakları açısından da olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, sektör temsilcileri, uygulamanın pratikte nasıl uygulanacağı konusunda belirsizlikler bulunduğunu, özellikle yurt dışı merkezli servis sağlayıcıların Türkiye'deki mevzuata uyum sağlamasının zaman alabileceğini dile getiriyor. KVKK'nın önümüzdeki dönemde konuya ilişkin rehber yayımlaması bekleniyor.
Sonuç olarak, KVKK'nın bu kararı, dijital hizmetlerde kullanıcı verilerinin korunması noktasında önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Uçak içi internet gibi günlük hayatın parçası hâline gelen hizmetlerde dahi rıza mekanizmalarının kanuna uygun kurgulanması gerektiği bir kez daha ortaya çıktı. Kurumun denetimlerinin devam edeceği ve benzer ihlallerde cezaların artarak süreceği öngörülüyor.