Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) konser harcamalarına ilişkin 14 sanığın yargılandığı davada mahkeme, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla ek rapor alınmasına hükmetti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde, kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı iddiasıyla açılan davada sanık avukatları, son bilirkişi raporunda kamu zararı oluşmadığı yönünde tespitler bulunduğunu belirterek beraat talebinde bulunuyor. Mahkemenin bu kararı, dosyadaki teknik delillerin netleşmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Davanın arka planı ve sanık sayısı
Dava, ABB'nin 2019-2021 yılları arasında düzenlediği konser ve etkinliklere ilişkin harcamalarına dayanıyor. İddianamede, 14 sanık arasında belediye bürokratları, iş insanları ve organizasyon şirketi yetkilileri yer alıyor. Sanıklara yöneltilen suçlamalar arasında “görevi kötüye kullanma” ve “kamu zararına neden olma” gibi maddeler bulunuyor. Dava süreci boyunca farklı bilirkişi heyetleri tarafından hazırlanan raporlarda, harcamaların mevzuata uygunluğu konusunda birbirini tutmayan değerlendirmeler yer aldı. Son olarak sunulan raporda, kamu zararı oluşmadığı yönünde görüş bildirilmesi, savunma tarafının en güçlü argümanı haline geldi.
Ek rapor kararının gerekçesi
Mahkeme heyeti, önceki raporlarda yer alan çelişkilerin giderilmesi için yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi. Kararda, özellikle harcama kalemlerinin niteliği, piyasa rayiç bedelleriyle uyumu ve ihale süreçlerinin şeffaflığı gibi konularda uzman görüşüne ihtiyaç duyulduğu vurgulandı. Ek raporun, dosyadaki tüm deliller ve taraf beyanları dikkate alınarak hazırlanması isteniyor. Hukuk uzmanları, bilirkişi raporları arasındaki uyumsuzluğun giderilmesinin, mahkemenin nihai kararını doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. Zira ceza yargılamasında teknik bilirkişi görüşleri, özellikle kamu zararı gibi maddi unsurların tespitinde belirleyici rol oynuyor.
Savunma ve iddia makamının tutumu
Sanık avukatları, ek rapor kararını olumlu karşıladıklarını ifade ederek, son raporun müvekkillerini aklayan nitelikte olduğunu savundu. Avukatlar, “Bilirkişi, harcamaların belediye bütçesinden karşılandığını ve kamu zararı doğmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle beraat kararı verilmelidir” görüşünü dile getirdi. Öte yandan iddia makamı, önceki raporlarda yer alan ve kamu zararına işaret eden bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, ek raporun bu çelişkileri gidermesini bekliyor. Davanın bir sonraki duruşmasında, yeni bilirkişi raporunun sunulmasının ardından tarafların son beyanlarını alması öngörülüyor.
Kamu kaynaklarının denetimi ve siyasi yansımalar
Bu dava, yerel yönetimlerin harcamalarının denetimi konusunda geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. ABB gibi büyükşehir belediyelerinin kültür-sanat etkinliklerine ayırdığı bütçenin şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiği, hem kamuoyu hem de denetim kurumları tarafından sıkça dile getiriliyor. Son yıllarda belediye harcamalarına yönelik soruşturmalar, yerel yönetimlerin mali disiplini konusunda farkındalığı artırmış durumda. Dava, aynı zamanda siyasi partiler arasında da tartışma konusu olmuş; muhalefet partileri soruşturmaların siyasi amaçlı olduğunu savunurken, iktidar kanadı yargının bağımsız hareket ettiğini vurguluyor.
Mahkemenin ek rapor kararı, yargılamanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Bilirkişi raporunun netleşmesiyle birlikte, sanıkların hukuki durumu daha da berraklaşacak. Kamu zararı unsurunun tespiti, dosyanın belki de en can alıcı noktasını oluşturuyor. Bu nedenle ek raporun titizlikle hazırlanması ve tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde kapsamlı olması bekleniyor. Duruşma tarihi henüz açıklanmazken, dosyanın önümüzdeki aylarda yeni gelişmelere sahne olması muhtemel.