Yargıtay, bir kişiyi darp ettikten sonra o anın görüntülerini sosyal medyada paylaşan sanığın cezasını onadı. Yüksek mahkeme, sanığa “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının hukuka uygun olduğuna hükmetti. Karar, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması açısından önemli bir emsal teşkil ediyor.
Olayın Arka Planı
Olay, 2021 yılında İstanbul'da yaşandı. Sanık A.K., aralarında husumet bulunan mağdur B.C.'yi bir parkta dövdü. O anları cep telefonuyla kaydeden A.K., görüntüleri daha sonra sosyal medya platformlarında paylaştı. Mağdur B.C.'nin şikayeti üzerine savcılık tarafından soruşturma başlatıldı. İddianamede, sanığın hem kasten yaralama hem de kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve yayma suçlarından cezalandırılması istendi.
Yerel mahkeme, sanığın kasten yaralama suçundan 6 ay hapis cezasına çarptırıldığını, ancak bu suçtan verilen cezanın ertelendiğini belirtti. Ancak “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Sanık avukatının itirazı üzerine dosya, istinaf mahkemesine taşındı. Bölge adliye mahkemesi, yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bularak onadı. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a geldi.
Yargıtay'ın Kararı
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, temyiz incelemesini tamamladı. Daire, sanığın sosyal medyada paylaştığı görüntülerin, mağdurun onurunu kıracak nitelikte olduğunu ve bu durumun özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini vurguladı. Kararda, “Sanığın, mağduru darp ettikten sonra görüntüleri sosyal medyada paylaşması, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve yayılması suçunu oluşturur. Bu eylem, mağdurun kişilik haklarına saldırı niteliğindedir” denildi.
Yüksek mahkeme, yerel mahkemenin verdiği cezada bir isabetsizlik görmedi ve kararı oy birliğiyle onadı. Böylece A.K. hakkındaki 1 yıl 8 ay hapis cezası kesinleşti. Karar, sosyal medyada şiddet içerikli paylaşımların cezai sonuçlarına ilişkin önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Hukuki Değerlendirme
Hukukçular, Yargıtay'ın bu kararının emsal niteliğinde olduğunu belirtiyor. Avukat Fatma Yılmaz, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Kişisel verilerin korunması, Anayasa ve Türk Ceza Kanunu'nda güvence altına alınmıştır. Bir kişinin darp anının görüntülerini izinsiz paylaşmak, hem özel hayatın gizliliğini hem de kişisel verilerin korunması hakkını ihlal eder. Bu karar, bu tür paylaşımların suç olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur” dedi.
Yargıtay'ın kararı, özellikle sosyal medyanın yaygın kullanımıyla birlikte artan bu tür olaylara karşı caydırıcı bir etki yaratması açısından önem taşıyor. Uzmanlar, vatandaşların şiddet içerikli görüntüleri paylaşmak yerine yetkili mercilere bildirmeleri gerektiğini vurguluyor.
Sonuç
Yargıtay'ın onadığı bu karar, toplumda şiddetin meşrulaştırılmasına ve mağdurun ikinci kez mağdur edilmesine yol açan davranışların kabul edilemez olduğunu gösteriyor. Hukukun üstünlüğü ve bireysel hakların korunması açısından bu tür kararlar, adaletin tecellisi için büyük önem arz ediyor. Sosyal medya kullanıcılarının paylaşım yapmadan önce hukuki sonuçları düşünmesi, benzer olayların yaşanmaması için hayati bir gereklilik.