Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), uçak yolculuğu sırasında internet hizmeti almak isteyen yolculardan kişisel verilerinin işlenmesine yönelik açık rıza talep eden bir internet servis sağlayıcısına 90 bin TL idari para cezası uyguladı. Kurum, söz konusu uygulamanın Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırı olduğunu ve yolcuların hizmete erişiminin rıza şartına bağlanamayacağını belirtti. Ceza, havacılık sektöründe kişisel veri işleme pratiklerine yönelik önemli bir emsal teşkil ediyor.
KVKK'dan Açık Rıza Dayatmasına Ceza
KVKK tarafından yürütülen inceleme, bir internet servis sağlayıcısının uçak içi Wi-Fi hizmeti sunarken yolculardan, hizmetten yararlanabilmeleri için kişisel verilerinin işlenmesine dair açık rıza vermelerini zorunlu tuttuğunu ortaya koydu. Kurum, bu uygulamanın Kanun'un 5. maddesinde yer alan "açık rıza" ilkesini ihlal ettiğini değerlendirdi. Zira açık rıza, ancak özgür iradeye dayalı, belirli ve bilgilendirilmiş olmak zorunda; hizmetin sunulması için ön koşul haline getirilemez.
İnceleme sürecinde, servis sağlayıcının uçak içi internet erişimi için kullanıcıları, konum, cihaz bilgileri ve uçuş verileri gibi kişisel verilerin işlenmesine onay vermeye zorladığı tespit edildi. KVKK, bu tür bir zorunluluğun yolcuların hizmete erişim hakkını kısıtladığını ve veri işleme faaliyetinin hukuka uygunluk şartlarını taşımadığını vurguladı. Kurul, ihlalin niteliği ve işletmenin büyüklüğü gibi kriterleri dikkate alarak 90 bin TL idari para cezası kesilmesine karar verdi.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Sektörel Yansımalar
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel verilerin işlenmesinde açık rıza, meşru menfaat, sözleşmenin ifası gibi hukuki dayanaklar öngörüyor. Ancak Kanun, açık rızanın hizmetin sunulması için ön koşul olarak dayatılmasını yasaklıyor. KVKK'nın bu kararı, havacılık sektöründe faaliyet gösteren internet servis sağlayıcılarına yönelik ilk cezalardan biri olma özelliği taşıyor. Uzmanlar, kararın diğer sektörlerdeki benzer uygulamalar için de caydırıcı olacağı görüşünde.
Özellikle pandemi sonrası dönemde artan dijitalleşme ile birlikte, uçak içi internet hizmetleri yaygınlaştı. Birçok havayolu şirketi, yolcularına ücretsiz veya ücretli Wi-Fi sunuyor. Ancak bu hizmetlerin sunulması sırasında toplanan kişisel verilerin nasıl işlendiği ve saklandığı konusunda şeffaflık eksikliği bulunuyor. KVKK'nın son kararı, bu alandaki denetimlerin sıklaşacağının sinyalini veriyor.
Kararın ardından sektör temsilcileri, uygulamalarını gözden geçirmeye başladı. Bazı servis sağlayıcıları, açık rıza metinlerini güncelleyerek, rıza vermeyen yolculara da alternatif erişim yolları sunmayı planlıyor. KVKK, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesi için veri sorumlularının gerekli teknik ve idari tedbirleri alması gerektiğini hatırlattı.
Yolcuların Hakları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Uçakta internet kullanmak isteyen yolcular, kişisel verilerinin işlenmesine yönelik açık rıza metinlerini dikkatlice okumalı. Rıza metni, hangi verilerin toplandığını, işlenme amaçlarını ve saklama süresini açıkça belirtmeli. Eğer hizmet, rıza vermeden kullanılamıyorsa, yolcular bu durumu KVKK'ya şikâyet edebilir. Kurum, son dönemde veri ihlallerine yönelik denetimlerini artırmış durumda.
KVKK'nın 90 bin TL'lik cezası, kişisel veri güvenliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Havacılık sektöründe faaliyet gösteren tüm paydaşların, yolcuların verilerini korumak için daha fazla çaba göstermesi gerekiyor. Karar, aynı zamanda diğer ülkelerdeki benzer düzenlemelerle uyumlu bir yaklaşım sergiliyor. Avrupa Birliği'nin Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) de benzer şekilde, hizmet erişimi için rıza dayatılmasını yasaklıyor. Türkiye'deki bu karar, küresel veri koruma standartlarına uyum açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
Önümüzdeki dönemde, kişisel verilerin korunmasına yönelik denetimlerin artması ve cezaların caydırıcılığının güçlenmesi bekleniyor. Yolcuların da haklarını bilerek hareket etmesi, sektördeki uygulamaların iyileşmesine katkı sağlayacak. KVKK'nın bu kararı, veri sorumlularına "rıza dayatmacılığı" konusunda net bir mesaj niteliği taşıyor.