Prof. Dr. Bilgin Öztürk, Türkiye'de multipl skleroz (MS) tanısı alan hasta sayısının 95 bini aştığını duyurdu. Nöroloji uzmanı olan Öztürk, erken tanı, düzenli takip ve etkili tedaviler sayesinde hastaların büyük bir kısmının aktif ve üretken yaşamlarını sürdürebildiğini vurguladı. MS hastalığı, merkezi sinir sistemini etkileyen kronik bir otoimmün hastalık olarak biliniyor.
MS hastalığı ve belirtileri
MS, bağışıklık sisteminin vücudun kendi sinir hücrelerine saldırması sonucu ortaya çıkıyor. Genellikle 20-40 yaş arasında başlayan hastalık, kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülüyor. En yaygın belirtiler arasında görme bozuklukları, denge sorunları, kas güçsüzlüğü ve yorgunluk yer alıyor. Ataklarla seyreden MS, düzenli takip ile kontrol altında tutulabiliyor.
Türkiye'de durum
Türkiye'de MS hasta sayısı giderek artıyor. 2020'de 70 bin civarında olan hasta sayısı, bugün 95 bini geçmiş durumda. Prof. Dr. Öztürk, bu artışın nedenleri arasında daha iyi tanı yöntemleri ve farkındalığın artmasını gösteriyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de MS prevalansı 100 binde 50-60 arasında değişiyor.
Erken tanı ve tedavi sayesinde MS hastalarının yüzde 70'inden fazlasının normal bir yaşam sürdürebildiğini belirten Öztürk, “Hastalıkla mücadelede en önemli faktörler; doğru tanı, düzenli doktor takibi ve hastanın tedaviye uyumu” dedi. Günümüzde kullanılan ilaç tedavileri, atak sayısını azaltarak hastalığın ilerlemesini yavaşlatıyor.
Türkiye'de MS tedavisi için geri ödeme kapsamında birçok ilaç bulunuyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı tarafından MS hastalarına özel merkezler de hizmet veriyor. Prof. Dr. Öztürk, “MS hastaları düzenli kontrollerini aksatmamalı ve yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlamalı” diye konuştu.
Dünya genelinde yaklaşık 2,8 milyon MS hastası bulunuyor. Türkiye, MS hastalığı açısından orta risk grubunda yer alıyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar, genetik faktörlerin yanı sıra D vitamini eksikliği, sigara kullanımı ve bazı viral enfeksiyonların MS gelişiminde rol oynayabileceğini gösteriyor.
Bağımsız değerlendirme
MS tanısı alan kişi sayısındaki artış, sağlık sisteminin bu hastalığı yönetme kapasitesini daha da önemli hale getiriyor. Erken tanı ve tedavi imkanları sayesinde MS hastalarının yaşam kalitesi belirgin şekilde iyileşmiş olsa da, hastalığın yarattığı toplumsal ve ekonomik yükü azaltmak için daha kapsamlı politikalar gerekiyor. Türkiye'de bu alandaki farkındalığın artması ve multidisipliner yaklaşımlar, MS hastalarının geleceğe daha umutlu bakmasını sağlayabilir.