Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılının ilk çeyreğine ilişkin gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye ekonomisi ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,5 oranında büyüme kaydetti. Piyasa beklentilerinin hafif altında kalan büyüme verisi, ithalattaki artış ve iç talepteki yavaşlamanın etkisiyle şekillendi. Söz konusu dönemde GSYH, cari fiyatlarla 6 trilyon 200 milyar TL olarak gerçekleşti. TÜİK’in mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerine göre ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,8’lik bir artış görüldü.
Büyümenin kaynakları
Büyümeye en büyük katkı, yüzde 1,4 puan ile özel tüketim harcamalarından geldi. Kamu tüketimi ise yüzde 0,3 puan katkı sağladı. Yatırımlar tarafında, makine ve teçhizat yatırımları yüzde 1,1 puan katkı ile öne çıkarken, inşaat yatırımlarındaki durgunluk dikkat çekti. Net ihracatın büyümeye katkısı yüzde 0,2 puan olurken, ithalattaki artış nedeniyle stok değişimleri katkıyı aşağı çekti. Sektörel bazda, hizmet sektörü yüzde 3,1 ile en yüksek büyümeyi gösterirken, sanayi yüzde 1,8, tarım ise yüzde 0,5 büyüdü.
Ekonomik görünüm ve beklentiler
Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve KKO’nun düşük seyretmesi, sanayi üretimindeki ivmeyi sınırladı. İlk çeyrekte kapasite kullanım oranı yüzde 75 seviyelerinde kaldı. Öte yandan, turizm gelirlerinin yılın ilk aylarında beklenen performansı göstermemesi, hizmet ihracatını olumsuz etkiledi. Ekonomistler, yıl genelinde büyümenin yüzde 3 civarında gerçekleşmesini bekliyor. Enflasyonun seyri ve jeopolitik riskler, büyüme üzerinde belirleyici olacak. Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde de benzer bir performans sergilerse, 2025 yılı için hükümetin revize ettiği büyüme hedefine ulaşması mümkün görünüyor. Bununla birlikte, küresel talepteki zayıflık ve dış finansman koşulları, risk unsuru olarak değerlendiriliyor.