Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,3 oranında büyüme gösterdi. Bu rakam, piyasa beklentilerinin hafif altında kalırken, ekonomideki toparlanmanın devam ettiğine işaret ediyor.
Büyümenin Detayları
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine göre, ikinci çeyrekte ekonomik aktivite, iç talepteki canlılık ve ihracattaki artışın etkisiyle pozitif bir seyir izledi. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,3 büyüyen ekonominin, ikinci çeyrekte yavaşlaması, baz etkisi ve sıkılaştırıcı para politikasının etkileri olarak yorumlanıyor.
Harcama tarafında, hanehalkı tüketimi yüzde 6,1 ile en güçlü kalem olurken, devlet nihai tüketim harcamaları yüzde 2,7 artış gösterdi. Yatırımlar tarafında ise makine-teçhizat yatırımları yüzde 9,4'lük artışla dikkat çekerken, inşaat yatırımlarında yüzde 1,2'lik gerileme yaşandı.
Dış ticaret açısından bakıldığında, mal ve hizmet ihracatı yüzde 7,4 artarken, ithalat yüzde 4,1 oranında yükseldi. Net ihracatın büyümeye katkısı pozitif oldu.
Sektörel bazda ise finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 12,8 ile en hızlı büyüyen sektör olurken, bunu yüzde 8,1 ile bilgi ve iletişim sektörü takip etti. Sanayi sektörü yüzde 1,9, tarım sektörü ise yüzde 0,5 büyüme kaydetti. İnşaat sektöründe ise yüzde 0,9'luk daralma görüldü.
Ekonomik Görünüm ve Beklentiler
Uzmanlar, yılın ikinci yarısında ekonomik büyümenin yavaşlayabileceğini, ancak yıl genelinde yüzde 3-4 bandında bir büyümenin gerçekleşebileceğini öngörüyor. Merkez Bankası'nın sıkı para politikasına devam etmesi ve enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan tedbirler, iç talebi sınırlayarak büyümeyi yavaşlatıcı etki yapabilir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ise yıl sonu büyüme beklentisini yüzde 4 olarak korudu. Bakanlık, orta vadeli programda enflasyonun düşürülmesi ve cari açığın azaltılması öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirtiyor.
Bu dönemde işsizlik oranı ise yüzde 9,2 seviyesinde seyretti. İstihdam artışının devam etmesi beklenirken, genç nüfustaki işsizlik oranı hala yüksek seyrediyor.
Küresel ekonomideki belirsizlikler, özellikle Avrupa'daki yavaşlama ve jeopolitik riskler, Türkiye ekonomisi için aşağı yönlü riskler oluşturmaya devam ediyor. Ancak, turizm gelirlerindeki artış ve ihracatın çeşitlendirilmesi, büyümeyi destekleyen unsurlar arasında.
Sonuç olarak, Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte beklentilerin hafif altında bir performans sergilese de, pozitif büyüme eğilimini korudu. Yılın geri kalanında uygulanacak politikalar ve küresel konjonktür, büyümenin seyrini belirleyecek.