Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranının son üç yılda arttığını açıkladı. Buna göre, 2022 yılında yüzde 20,2 olan obez birey oranı, 2025 yılında yüzde 21,8'e yükseldi. Veriler, Türkiye genelinde sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite konusunda önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Obezite oranındaki artışın detayları
TÜİK'in Türkiye Sağlık Araştırması kapsamında yayımladığı verilere göre, obez bireylerin oranı 2022'de yüzde 20,2 olarak kaydedilirken, 2025'te bu oran 1,6 puan artarak yüzde 21,8'e ulaştı. Aynı dönemde fazla kilolu bireylerin oranı ise yüzde 35,6'dan yüzde 36,1'e yükseldi. Obezite, vücut kitle indeksinin 30 ve üzerinde olması olarak tanımlanıyor. Araştırma, 15 yaş ve üzeri 22 bin 220 kişiyle yapılan görüşmelere dayanıyor.
Cinsiyet ve yaş grubu farklılıkları
Veriler, obezitenin kadınlarda erkeklere göre daha yaygın olduğunu gösteriyor. 2025 yılında kadınlarda obezite oranı yüzde 25,3 iken, erkeklerde yüzde 18,4 olarak hesaplandı. Yaş gruplarına bakıldığında ise 45-54 yaş aralığı en yüksek obezite oranına sahip: yüzde 31,7. 15-24 yaş grubunda bu oran yüzde 7,9'a kadar düşüyor. Uzmanlar, yaş ilerledikçe metabolizmanın yavaşlaması ve fiziksel aktivitenin azalmasının bu artışta etkili olduğunu belirtiyor.
Obezitenin sağlık üzerindeki etkileri
Obezite, kalp-damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon ve bazı kanser türleri için önemli bir risk faktörü. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, obezite dünya genelinde her yıl en az 2,8 milyon kişinin ölümüne neden oluyor. Türkiye'de de obeziteyle mücadele kapsamında çeşitli kamu politikaları uygulanıyor. Sağlık Bakanlığı, 2019-2023 Obezite ile Mücadele Eylem Planı çerçevesinde okullarda sağlıklı beslenme programları yürütmüş, belediyeler spor alanları inşa etmişti.
Uzmanlardan uyarılar
Uzman diyetisyen Ayşe Yılmaz, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Obezite artışı sadece bireysel değil, toplumsal bir sorundur. Hazır gıda tüketiminin artması, hareketsiz yaşam tarzı ve stres, obeziteyi tetikleyen başlıca faktörlerdir. Düzenli egzersiz ve dengeli beslenme alışkanlıklarının kazandırılması kritik önemdedir" dedi. Türk Kardiyoloji Derneği de obezitenin kalp krizi riskini iki katına çıkardığını hatırlatarak, vatandaşları düzenli sağlık kontrolleri yaptırmaya çağırdı.
Obeziteyle mücadele, yalnızca bireysel çabayla değil, aynı zamanda gıda etiketleme, şekerli içecek vergileri ve kent planlamasında yürüyüş yollarının artırılması gibi yapısal önlemlerle mümkün görünüyor. Türkiye'nin obezite oranı, OECD ortalamasının (yüzde 25) hâlâ altında olsa da, artış eğilimi sürdürülebilir sağlık politikaları için bir alarm zili niteliği taşıyor.