Eski ABD Başkanı Donald Trump, 'Barış Başkanı' unvanını kazanmak için Ortadoğu'da bir dizi ateşkese aracılık etti ancak bu anlaşmalar, bölgedeki derin krizleri çözmeye yetmedi. Lübnan, Gazze ve İran'da sağlanan ateşkesler, taraflar arasında kısa süreli sükunet sağlasa da altta yatan sorunlar devam etti. Uzmanlar, Trump'ın arabuluculuk çabalarının kalıcı barıştan ziyade geçici molalar sunduğunu belirtiyor.
Lübnan'da Kırılgan Ateşkes
Trump yönetimi, Lübnan'da Hizbullah ile İsrail arasında yaşanan gerginlikleri azaltmak için 2020'de bir ateşkes anlaşmasına aracılık etti. Ancak bu anlaşma, sınırda yaşanan küçük çaplı çatışmaları durdurmakla birlikte, Hizbullah'ın askeri varlığı ve Lübnan'ın ekonomik krizi gibi temel meseleleri ele almadı. Ateşkesin ardından bölgede zaman zaman gerginlikler yeniden tırmandı.
Gazze'deki Ateşkeslerin Kısa Ömürlü Etkisi
Trump döneminde Gazze Şeridi'nde İsrail ile Hamas arasında birkaç kez ateşkes sağlandı. Bunlardan en dikkat çekeni, 2020'de varılan ve Trump'ın özel temsilcisinin yoğun çabalarıyla kabul edilen ateşkesti. Ancak bu ateşkes de tıpkı öncekiler gibi, abluka, insani kriz ve siyasi çözümsüzlük gibi temel sorunları çözemedi. Ateşkeslerin ardından taraflar arasında yeniden çatışmalar başladı.
İran ile Nükleer Anlaşma Çabaları
Trump, İran ile nükleer program konusunda 2018'de tek taraflı olarak ayrıldığı anlaşmanın yerine yeni bir anlaşma yapmak istedi. Ancak İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması ve uluslararası yaptırımların devam etmesiyle, Trump'ın 'maksimum baskı' politikası sonuç vermedi. 2020'de İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılar ve suikastlar, bölgede gerilimi daha da artırdı. Trump yönetiminin çabaları, kapsamlı bir nükleer anlaşma yerine geçici bir ateşkesten öteye gidemedi.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyalarında sık sık 'Barış Başkanı' olduğunu iddia etmiş ve Ortadoğu'da tarihi anlaşmalara imza attığını söylemişti. Ancak bu anlaşmaların çoğu, bölgedeki uzun süreli çatışmaları sona erdirmekten uzak kaldı. Uzmanlar, Trump'ın arabuluculuk modelinin, tarafları müzakere masasına oturtmakta başarılı olsa da, kalıcı bir barış inşa etmek için yeterli olmadığını belirtiyor.
Sonuç olarak, Trump'ın Ortadoğu ateşkesleri, kısa vadeli çatışma durdurma anlaşmaları olarak tarihe geçti. Bu anlaşmalar, taraflar arasında güveni yeniden tesis edemedi ve bölgede sürdürülebilir bir barışın önünü açamadı. Trump'ın 'Barış Başkanı' söylemi, sahadaki gerçeklerle örtüşmedi ve Ortadoğu'nun kırılgan yapısını değiştiremedi.