ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın uzun vadeli ve üst düzey nükleer denetimleri kabul ettiğini öne sürerek, bu gerekçeyle Hürmüz Boğazı’nda yeni bir deniz ablukasına gidilmeyeceğini duyurdu. Trump, serbest bırakılacak fonların ABD kontrolünde gıda ve tıbbi malzeme alımı için kullanılacağını belirtti.
Nükleer denetim anlaşmasının detayları
Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerine daha önce görülmemiş bir erişim izni verdiği iddia edildi. Anlaşmaya göre, İran’ın nükleer tesisleri yedi yıl boyunca sürekli izlenecek ve herhangi bir ihlal durumunda yaptırımlar derhal yeniden uygulanacak. Trump, “İran’ın nükleer programı konusunda şeffaf olması karşılığında, dondurulmuş fonlarının bir kısmını insani ihtiyaçlar için kullanmasına izin veriyoruz” dedi. Ancak fonların doğrudan İran hükümetine değil, ABD’nin belirlediği bir fon mekanizması aracılığıyla gıda ve ilaç tedarikçilerine aktarılacağı ifade edildi.
Hürmüz Boğazı’nda abluka kararı
Trump, İran’ın nükleer denetimleri kabul etmesi sayesinde Hürmüz Boğazı’nda planlanan deniz ablukasının askıya alındığını açıkladı. Daha önce ABD, İran’ın petrol ihracatını tamamen durdurmak amacıyla boğazda askeri bir operasyon sinyali vermişti. Uzmanlar, bu kararın küresel petrol fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletebileceğini ancak İran’a yönelik ekonomik yaptırımların büyük ölçüde sürdüğünü belirtiyor. Beyaz Saray yetkilileri, “Her an yeniden abluka uygulama hakkımız saklıdır” uyarısında bulundu.
İran Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise Trump’ın iddialarının “asılsız” olduğu savunuldu. Tahran yönetimi, nükleer denetimler konusunda herhangi bir yeni taahhütte bulunmadığını, sadece UAEA ile teknik müzakerelerin devam ettiğini duyurdu. Bu açıklama, Trump’ın anlaşma iddialarının gerçekliğine dair soru işaretleri yarattı.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Trump’ın hamlesinin Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde İran konusunda bir zafer gösterme çabası olarak değerlendiriyor. Ancak fonların insani yardım olarak sunulmasına rağmen, ABD kontrolünde olması İran tarafından egemenliğe müdahale olarak algılanıyor. Bölgedeki gerilimin tamamen sona erdiğini söylemek için henüz erken.