Türk Lirası’nın (TL) reel efektif döviz kuru (REK) endeksi, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık bazda ilk kez geriledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, endeks eylül ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,2 düşüşle 68,4 seviyesine indi. Böylece TL, 2025 sonundan bu yana süren reel değer kazanma trendini sonlandırmış oldu.
Reel değer kaybının nedenleri
Uzmanlar, gerilemenin başlıca nedenleri arasında enflasyondaki yavaşlamanın durması ve Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine ara vermesini gösteriyor. TÜFE bazlı reel efektif döviz kurunun düşmesi, TL’nin ticaret ortaklarının para birimleri karşısında değer kaybettiğine işaret ediyor. Özellikle Avrupa Birliği ve ABD’de faiz oranlarının yüksek seyretmesi, TL aleyhine bir baskı oluşturuyor.
Küresel ve yurt içi dinamikler
Küresel piyasalarda Fed’in faiz artırım döngüsünü sürdürmesi, TL’nin reel değerini olumsuz etkiledi. Yurt içinde ise enflasyon beklentilerinin yukarı yönlü güncellenmesi, Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını gevşetme konusunda ihtiyatlı davranmasına neden oldu. Analistler, 2026 son çeyreğinde kurda yukarı yönlü hareketin sürebileceğini belirtiyor.
TCMB’nin eylül ayı Enflasyon Raporu’nda, 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 36,5 olarak korundu. Ancak gerçekleşmelerin bu tahminin üzerinde olması durumunda TL’nin reel değer kaybının derinleşebileceği ifade ediliyor. Diğer taraftan, net rezervlerdeki iyileşme ve swap anlaşmaları, kura kısa vadeli destek sağlıyor.
Reel değer kaybının ihracat üzerinde olumlu, ithalat üzerinde ise maliyet artırıcı etkisi olması bekleniyor. İhracatçılar, bu durumun rekabet gücünü artıracağını belirtirken, sanayiciler ithal hammadde maliyetlerinin yükselebileceği uyarısında bulunuyor. Önümüzdeki dönemde küresel faiz politikaları ve yerel enflasyon verileri, TL’nin reel değerinin seyrini belirleyecek temel faktörler olacak.