ABD ve İran arasında savaşın sonlandırılması ve nükleer meseleler dahil çeşitli konularda uzlaşı arayışına imkan sağlayan mutabakat, İran'ın başkenti Tahran'da olumlu karşılandı. Anlaşmanın sağlanmasıyla birlikte Tahran sokaklarında sevinç gösterileri düzenlenirken, vatandaşlar ekonomik yaptırımların hafiflemesi ve ülkeye yatırım akışının hızlanması beklentisiyle umutlu olduklarını dile getirdi.
Tahran halkı ne düşünüyor?
Mutabakatın ardından başkentin merkezi caddelerinde vatandaşlarla konuşuldu. Esnaf Muhammed Rıza, "Uzun süredir ambargolar yüzünden işlerimiz kötüydü. Bu anlaşma sayesinde ticaretin canlanacağını umuyoruz" dedi. Öğrenci Nergis Hanım ise, "Savaş korkusu olmadan geleceğe bakmak güzel. Üniversitedeki akademik çalışmalarımız da daha özgür olacak" ifadelerini kullandı. Bazı vatandaşlar ise anlaşmanın detaylarının netleşmesi gerektiğini belirterek temkinli iyimserliklerini korudu.
Ekonomik yansımalar
Mutabakatın İran ekonomisine olumlu yansıması bekleniyor. Uzmanlar, yaptırımların kalkmasıyla İran'ın günlük petrol ihracatını 1.5 milyon varile çıkarabileceğini, bunun da ülkeye yıllık 20 milyar dolar ek gelir sağlayacağını belirtiyor. Tahran Borsası'nda mutabakatın duyulmasıyla birlikte yüzde 4'lük bir yükseliş yaşandı. Özellikle petrokimya, otomotiv ve bankacılık sektörlerindeki hisselerde ciddi artış görüldü.
Bölgesel ve küresel tepkiler
Mutabakata dünyadan gelen tepkiler genel olarak olumlu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını ve tarafları diyaloğu sürdürmeye çağırdı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise temkinli bir iyimserlikle yaklaşıyor. İsrail ise anlaşmanın İran'ın nükleer programını durdurmadığı gerekçesiyle endişeli olduğunu açıkladı.
Umutlar ve endişeler
Tahran'daki atmosfer genel olarak iyimser olsa da, özellikle ABD'deki siyasi istikrarsızlıkların anlaşmanın uygulanmasını sekteye uğratabileceği endişeleri mevcut. Birçok İranlı, daha önceki anlaşmaların ABD tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini hatırlatarak, bu mutabakatın da aynı akıbete uğramaması için somut adımlar atılmasını istiyor. Sivil toplum kuruluşları ise anlaşmanın insan hakları ve ifade özgürlüğüne etkisini yakından takip edeceklerini belirtiyor.
Geçmişten bugüne
ABD ve İran arasındaki gerginlik, 1979 İran İslam Devrimi'ne kadar uzanıyor. 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA), 2018'de ABD'nin tek taraflı olarak çekilmesiyle bozulmuştu. Yeni mutabakat, bu bozulmayı onarmayı ve taraflar arasındaki güveni yeniden tesis etmeyi amaçlıyor.