İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesinin ABD ile varılan mutabakatın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında, İran'ın bölgesel politikaları ve uluslararası gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Sözcü, Tahran yönetiminin Lübnan'daki krize yönelik tutumunu netleştirirken, ABD ile varılan anlaşmanın içeriğine dair ilk kez bu kadar somut bir ifade kullandı.
Lübnan dosyası ABD mutabakatının merkezinde
Bekayi, Lübnan'daki çatışmaların sona erdirilmesinin, ABD ile İran arasında varılan kapsamlı mutabakatın temel başlıklarından biri olduğunu vurguladı. Sözcü, "Lübnan'da sükunetin sağlanması, mutabakatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu konuda ABD tarafı ile mutabık kaldık" dedi. Tahran'ın Hizbullah ile yakın ilişkileri bilinirken, bu açıklama İran'ın Lübnan'daki ateşkes sürecine doğrudan müdahil olduğunu gösteriyor.
Perde arkası: Yeni bir bölgesel denklem
İranlı diplomatik kaynaklara göre, ABD ile yürütülen müzakerelerde Lübnan, Yemen ve nükleer dosya bir paket halinde ele alınıyor. Bekayi'nin açıklamaları, bu paketin Lübnan ayağının tamamlandığına işaret ediyor. Özellikle son haftalarda Lübnan-İsrail sınırında yaşanan gerginliklerin ardından, ateşkes çağrıları artmıştı. İran'ın bu hamlesi, bölgede nüfuzunu koruma ve aynı zamanda ABD ile gerilimi azaltma stratejisi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, İran'ın Lübnan'daki krizi bir pazarlık kozu olarak kullandığını ve karşılığında ekonomik yaptırımlarda hafifleme veya nükleer anlaşmada esneklik beklediğini belirtiyor.
Bekayi, mutabakatın diğer unsurlarına ilişkin ayrıntı vermezken, "Lübnan halkının refahı ve istikrarı bizim önceliğimizdir" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Tahran'ın bölgesel politikalarında pragmatik bir döneme girdiğine dair sinyaller olarak değerlendiriliyor. ABD-İran arasındaki dolaylı görüşmelerin hız kazandığı bir dönemde gelen bu haber, uluslararası kamuoyunda dikkatle takip ediliyor.