Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından Tahran yönetimine yönelik yaptırımların kısa vadede kaldırılmayacağını duyurdu. Von der Leyen, Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında, İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerin devam ettiğini ve yaptırımların ancak somut adımlar atılması halinde gözden geçirilebileceğini vurguladı.
Yaptırımların Devamı İçin Net Kriterler
AB Komisyonu Başkanı, İran'ın nükleer anlaşmaya (Kapsamlı Ortak Eylem Planı - KOEP) tam uyum sağlaması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerine tam erişim izni vermesi gerektiğini belirtti. Von der Leyen, "Yaptırımlar bir baskı aracıdır ve İran'ın taahhütlerini yerine getirdiğini görmeden bu baskıyı azaltmamız mümkün değil" ifadelerini kullandı. AB, İran'a yönelik ekonomik yaptırımları 2018'de ABD'nin anlaşmadan çekilmesinin ardından sürdürüyor. Son dönemde Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması, AB'yi daha temkinli bir duruşa yöneltti.
ABD-İran Mutabakatının Detayları
ABD ve İran arasında Umman'ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen dolaylı müzakereler sonucunda, iki ülke bazı esir takası ve kısmi yaptırım hafifletilmesi konularında mutabakata vardı. Ancak von der Leyen, bu mutabakatın AB yaptırımlarını otomatik olarak etkilemeyeceğini, zira AB'nin bağımsız bir yaptırım rejimi uyguladığını hatırlattı. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de yaptığı yazılı açıklamada, "İran'ın nükleer dosyadaki iş birliği artmadıkça AB yaptırımları aynen devam edecektir" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ise AB'nin tutumunu "yapıcı bulmadıklarını" belirterek, "Yaptırımların kalkması için koşullar dayatılması kabul edilemez" şeklinde tepki gösterdi. Tahran yönetimi, nükleer programının barışçıl olduğunu ve AB'nin taleplerinin aşırı olduğunu savunuyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Uluslararası ilişkiler uzmanları, AB'nin bu tutumunun İran'ı masada tutarken bir yandan da baskıyı sürdürme stratejisi olduğunu belirtiyor. Berlin merkezli Alman Bilim ve Politika Vakfı'ndan Dr. Michaela Hertkorn, "AB, ABD ile koordinasyonu korumak ve İran'a 'yaptırımlar pazarlık konusu değil' mesajı vermek istiyor. Ancak bu durum, İran'ın Çin ve Rusya ile daha yakın ilişkiler kurmasına yol açabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Sonuç olarak AB, İran nükleer dosyasında hem güvenlik kaygılarını hem de ekonomik çıkarlarını dengelemeye çalışırken, Tahran'a yönelik yaptırım rejimini şimdilik olduğu gibi koruyor. Önümüzdeki haftalarda UAEA'nın İran'daki denetim raporu, AB'nin bir sonraki adımını belirlemede kilit rol oynayacak.