Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük insanlık trajedisine Bosna-Hersek'in Srebrenitsa kentinde tanık oldu. 11 Temmuz 1995'te Ratko Mladiç komutasındaki Sırp birlikleri, Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa'ya girdi ve 8 bin 372 Müslüman Boşnak erkeği sistematik bir şekilde katletti. Kurbanlar arasında çocuklar, yaşlılar ve kadınlar da bulunuyordu. Soykırımın 31. yıl dönümünde, uluslararası toplumun bu karanlık sayfaya karşı sorumluluğu yeniden gündeme geliyor.
Soykırımın Hukuki Boyutu ve Uluslararası Tepkiler
Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı, 2007 yılında Srebrenitsa'da yaşananları soykırım olarak nitelendirdi ve Sırbistan'ın soykırımı önleme yükümlülüğünü ihlal ettiğine hükmetti. Eski Sırp lider Radovan Karaciç, 2016 yılında ömür boyu hapis cezasına çarptırılırken, Ratko Mladiç de 2017'de aynı cezayı aldı. Ancak, soykırımda rol oynayan diğer isimlerin bir kısmı hâlâ yargılanmayı bekliyor. Bosna Hersek'te her yıl düzenlenen anma törenlerinde toplu mezarlardan çıkarılan kurbanlar defnediliyor. Potoçari Anıt Mezarlığı'nda şimdiye kadar 6 bin 700'den fazla kişi toprağa verildi. Kimlik tespiti devam eden binlerce kişinin kemikleri hâlâ Sırp topraklarında saklanıyor.
Savaş Sonrası Yaralar ve Gerçekleşmeyen Adalet
Soykırımın ardından 31 yıl geçmesine rağmen bölgedeki etnik ayrışma derinleşti. Sırp Cumhuriyeti'nde (Republika Srpska) Srebrenitsa soykırımını inkâr eden söylemler devam ediyor. Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik, soykırımı 'abartılı bir propaganda' olarak nitelendirerek uluslararası toplumun tepkisini çekiyor. Öte yandan, Boşnak toplumu adalet talebinde ısrarcı. Soykırımı anma etkinliklerine her yıl on binlerce kişi katılıyor. ABD ve Avrupa Birliği, soykırımın inkârını kınasa da somut adımlar sınırlı kalıyor. Uzmanlara göre, Srebrenitsa sadece Bosna'nın değil, tüm Avrupa'nın yüzleşmesi gereken bir utanç. Hollandalı BM barış gücünün katliamı önlemedeki başarısızlığı da hâlâ tartışma konusu. Hollanda Yüksek Mahkemesi, 2019'da barış gücünün eylemlerinden kısmen sorumlu olduğuna hükmetmişti.
Srebrenitsa soykırımı, uluslararası toplumun 'bir daha asla' söylemini sorgulatan bir dönüm noktası olarak hafızalarda yer ediyor. BM Güvenlik Konseyi'nin kararlarına rağmen korunamayan binlerce masum hayat, insanlığın ortak vicdanında kara bir leke olarak duruyor. Bosna'da barışın tesisi için soykırımın tanınması ve faillerin yargılanması şart. Aksi halde, geçmişin gölgesi bölgenin geleceğini karartmaya devam edecek.