Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olmasına yönelik olumlu mesajları, Yunanistan'da siyasi depreme yol açtı. Atina yönetimi, bu gelişmeyi Ege ve Doğu Akdeniz'deki güç dengesini bozacak bir adım olarak değerlendirirken, eski Başbakan Aleksis Çipras konuyu 'ulusal bir yenilgi' olarak yorumladı. Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasının ardından Yunanistan bölgedeki hava üstünlüğünü korumayı hedefliyordu, ancak Trump'ın açıklamaları bu planları altüst etti.
Trump'tan sürpriz çıkış
NATO Zirvesi kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Trump, Türkiye'nin F-35 programına dönüşü konusunda olumlu sinyaller verdi. 'Türkiye güçlü bir müttefik ve bu konuda adil bir çözüm bulunması gerektiğini düşünüyorum' ifadelerini kullanan ABD Başkanı, daha önce Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi nedeniyle programdan çıkarılmasına onay vermişti. Trump'ın bu tutum değişikliği, Yunanistan'da şaşkınlık ve endişeyle karşılandı.
Yunanistan, Türkiye'nin F-35 programından çıkarıldığı dönemde kendisine 20 adet F-35 tedarik etme kararı almıştı. İlk teslimatların 2028 yılında yapılması planlanan uçaklar için Atina, ABD'ye resmi başvuruda bulunmuştu. Ancak Türkiye'nin yeniden programa dahil olması halinde, Yunanistan'ın siparişlerinin gecikebileceği veya azaltılabileceği belirtiliyor.
Çipras'tan sert tepki
Eski Başbakan Aleksis Çipras, yaptığı açıklamada 'Bu durum ulusal bir yenilgidir. Türkiye'nin F-35 alması, Ege'deki güç dengesini tamamen bozar' dedi. Çipras, mevcut hükümeti yetersiz diplomasi yürütmekle suçlayarak, 'Yunanistan'ın çıkarlarını korumak için daha etkin bir dış politika izlenmeliydi' ifadelerini kullandı.
Yunan medyası da konuyu geniş şekilde ele alıyor. Kathimerini gazetesi, 'Türkiye'nin F-35'e dönüşü Yunanistan için stratejik bir tehdit' başlığını atarken, Proto Thema 'Ankara'nın zaferi, Atina'nın hezimeti' yorumunu yaptı. Yunan savunma analistleri, Türkiye'nin F-35'e sahip olması halinde, halihazırda modernizasyon sürecindeki Yunan Hava Kuvvetleri'nin teknolojik olarak geride kalacağı uyarısında bulunuyor.
Türkiye'nin F-35 serüveni
Türkiye, F-35 programının ortağı konumundaydı ve 100 adet uçak siparişi vermişti. Ancak 2019 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle ABD tarafından programdan çıkarılmıştı. Türkiye'nin yerli savaş uçağı KAAN'ın devreye girmesine kadar geçecek sürede F-35'lerin hava kuvvetlerini güçlendireceği düşünülüyor. Trump'ın açıklamaları, Türkiye'de memnuniyetle karşılanırken, Savunma Bakanlığı kaynakları sürecin yakından takip edildiğini belirtti.
Öte yandan, ABD Kongresi'nde Türkiye'ye F-35 satışına karşı çıkan gruplar bulunuyor. Özellikle Ermeni ve Rum lobilerinin etkili olduğu çevreler, Türkiye'nin S-400'leri elinde tutması halinde F-35'lerin teknik güvenliğinin riske gireceğini savunuyor. Trump'ın bu itirazlara rağmen konuyu gündeme getirmesi, ABD'nin Türkiye ile ilişkileri normalleştirme çabası olarak yorumlanıyor.
Yunanistan ise konuyu NATO ve AB nezdinde gündeme getirmeye hazırlanıyor. Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, 'Türkiye'nin F-35 alması sadece Yunanistan'ı değil, bölgesel istikrarı da tehdit eder' açıklamasını yaptı. Atina'nın, Washington nezdinde yoğun bir lobi faaliyeti yürütmesi bekleniyor.
F-35 krizi, iki ülke arasında son dönemde nispeten sakin seyreden ilişkilerde yeni bir gerilim unsuru oluşturdu. Ege'deki hava sahası ihlalleri ve Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarına yönelik anlaşmazlıklar, yıllardır Türk-Yunan gündeminin ana maddeleri arasında yer alıyor. F-35 meselesi, bu sorunlara bir yenisini eklemiş oldu.
Bağımsız değerlendirme: Yunanistan'ın F-35 konusundaki paniği, ülkenin savunma politikalarındaki kırılganlığı gözler önüne seriyor. Türkiye'nin olası F-35 alımı, bölgesel güç dengesinde önemli bir değişime işaret ederken, Atina'nın bu duruma karşı alternatif stratejiler geliştirmesi kaçınılmaz görünüyor. NATO ittifakı içinde yaşanan bu gerilim, müttefikler arasındaki güven bunalımının bir yansıması olarak da okunabilir. Önümüzdeki dönemde, ABD'nin her iki müttefikini de memnun edecek bir denge politikası izleyip izleyemeyeceği merak konusu.