İran Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'nda bir ticaret gemisine uyarı ateşi açması ve ardından boğazı tüm geçişlere kapatması, Orta Doğu'da tansiyonu zirveye taşıdı. ABD'nin bölgeye yeni savaş gemileri göndermesiyle iki ülke arasındaki gerilim sıcak çatışmaya dönüşme riski taşıyor. A Haber'de yayınlanan çarpıcı analize göre, olası bir savaşın 2027 yılına kadar sürebileceği öngörülüyor.
Hürmüz Boğazı krizi ve askeri hareketlilik
Dünya petrol arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, küresel enerji piyasalarında şok etkisi yarattı. Petrol fiyatları yüzde 10'dan fazla yükselirken, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, bölgeye ek uçak gemisi ve savaş uçağı konuşlandırdı. İran ise kıyı savunma sistemlerini devreye soktu ve insansız hava araçlarıyla Körfez'de devriye başlattı. Uzmanlar, tarafların birbirlerini savaşa sürükleyecek adımlardan kaçındığını ancak her an yanlış bir hesaplamanın çatışmayı tetikleyebileceğini vurguluyor.
Analiz: Savaş senaryosu ve zaman çizelgesi
Analistlere göre, ABD'nin İran'ı caydırmak için kısa süreli bir hava harekatı planladığı ancak İran'ın asimetrik savaş taktikleriyle misilleme yapması durumunda çatışmanın uzayabileceği belirtiliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki mayın tehdidi, Suudi Arabistan ve BAE'deki enerji tesislerine olası saldırılar, İran'ın Yemen'deki Husiler ve Lübnan'daki Hizbullah üzerinden vekalet savaşı başlatması, çatışmayı tüm bölgeye yayabilir. Bu nedenle kapsamlı bir savaşın 2027'ye kadar sürebileceği hesaplanıyor.
Diplomatik çabalar başarısız olursa
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, tarafları diyaloğa çağırırken, Çin ve Rusya da arabuluculuk teklif etti. Ancak İran'ın nükleer programı ve balistik füze faaliyetleri konusunda Batı ile uzlaşmaz tutumu, diplomatik çözüm ihtimalini zayıflatıyor. ABD'nin İran'a yönelik maksimum baskı politikası, Tahran yönetimini köşeye sıkıştırdı ve geri adım atmasını zorlaştırdı.
Bölgesel etkiler ve Türkiye'nin konumu
Türkiye, hem İran'la hem de ABD ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor. Enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal eden Türkiye, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasından doğrudan etkilenecek. Ankara, taraflara itidal çağrısı yaparken, kendi güvenliği için sınırında yeni bir savaş istemiyor. Irak ve Suriye'deki gelişmeler, Türkiye'yi de bu krizin içine çekebilir.
Bu gerilim, Orta Doğu'nun zaten kırılgan olan dengelerini altüst etme potansiyeli taşıyor. İran'ın boğazı kapatması, sadece petrol fiyatlarını değil, küresel tedarik zincirlerini de tehdit ediyor. ABD'nin askeri yanıtı ise bölgedeki Amerikan varlığına yönelik saldırıları artırabilir. Savaşın eşiğinde yürünen bu süreç, tüm dünyanın nefesini tuttuğu bir bekleyişe dönüştü. Tarafların kırmızı çizgileri ve kararlılığı, çatışmanın kaçınılmaz olup olmadığını belirleyecek.