ABD istihbarat birimlerinin hazırladığı ve sızdırılan gizli bir rapor, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetiminin ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile imzaladığı barış mutabakatını baltalamak için planlar yaptığını ortaya koyuyor. Söz konusu rapor, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürürken aynı zamanda diplomatik kanallarda anlaşmayı “bağlayıcı olmadığı” gerekçesiyle reddettiğini belirtiyor. Bu gelişme Washington’da ciddi bir gerginliğe yol açarken, iki ülke arasındaki ittifakın geleceğine dair soru işaretleri doğuruyor.
Raporda çarpıcı uyarılar
İstihbarat raporuna göre, İsrail’in İran’la yapılan anlaşmanın uygulanmasını engellemek için hem askeri hem de siyasi araçları kullanabileceği değerlendiriliyor. Netanyahu hükümetinin, anlaşmanın bölgesel güç dengesini olumsuz etkileyeceği ve İran’ın nükleer programını daha da ilerleteceği endişesiyle hareket ettiği ifade ediliyor. Raporda ayrıca, İsrail’in ABD’deki müttefikleri aracılığıyla Kongre’de anlaşmaya karşı lobi faaliyetleri yürüttüğü ve bu süreçte istihbarat paylaşımını sınırlandırdığı iddia ediliyor. Özellikle geçtiğimiz haftalarda Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik yoğunlaştırılan hava saldırılarının, İran’ı anlaşma masasından uzaklaştırma stratejisinin bir parçası olduğu öne sürülüyor.
Tarihsel arka plan ve güncel etkiler
İsrail’in ABD-İran anlaşmasına yönelik bu olumsuz tavrı yeni değil. 2015’te imzalanan nükleer anlaşma (JCPOA) döneminde de Netanyahu, anlaşmayı “tarihi bir hata” olarak nitelendirmiş ve Washington nezdinde yoğun bir karşı kampanya yürütmüştü. Trump’ın 2018’de anlaşmadan çekilmesiyle bu politika başarıya ulaşmış, ancak Biden yönetimi döneminde yeniden müzakere süreci başlatılmıştı. Şimdi ise Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle birlikte İran’la daha kapsamlı bir barış anlaşması imzalanmış durumda. Analistlere göre, Netanyahu’nun temel kaygısı anlaşmanın İran’a ekonomik rahatlama sağlayarak bölgedeki vekil güçlerine (Hizbullah, Hamas, Husiler) daha fazla kaynak aktarmasına imkân tanıması. Ayrıca İsrail, İran’ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasını önlemek için askeri seçenekleri masada tutmak istiyor.
ABD yönetimi, raporun sızdırılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, Beyaz Saray Sözcüsü yaptığı açıklamada “İsrail’in güvenliği bizim için vazgeçilmezdir, ancak müttefiklerimizin anlaşmaları baltalamak için adımlar atması kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Öte yandan Netanyahu’nun ofisinden yapılan kısa açıklamada, “İsrail kendi güvenliğini korumak için her türlü tedbiri alma hakkına sahiptir. ABD ile ittifakımız güçlüdür, ancak hayati çıkarlarımız söz konusu olduğunda bağımsız kararlar alırız” denildi.
Bu gelişme, Orta Doğu’daki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendirebilecek bir krize işaret ediyor. İsrail’in anlaşmayı baltalamak için somut adımlar atıp atmayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek. Ancak sızdırılan rapor, iki ülke arasındaki güven ilişkisinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.