Samsun'un Atakum ilçesinde yıllardır süren kıyı erozyonu, kritik boyutlara ulaştı. Denizin karayı aşındırması sonucu İncesu, Çatalçam, Altınkum ve Taflan sahillerinde bazı yapıların zeminleri oyulurken, deniz suları yer yer yola kadar ilerledi. Bölge sakinleri ve yetkililer, bu durumun hem can güvenliği hem de turizm açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Uzmanlar, acil önlem alınmazsa kıyıdaki altyapının ve yapıların telafisi mümkün olmayan zararlar göreceği konusunda uyarıyor.
Erozyonun Boyutları Artıyor
Atakum'un sahil şeridi, Karadeniz'in dalga ve akıntılarının etkisiyle her yıl metrelerce içeri çekiliyor. Özellikle son 5 yılda erozyon hızının arttığını belirten bölge halkı, evlerinin bahçelerinin bir anda denize karıştığını ifade ediyor. İncesu Mahallesi'nde yaşayan emekli öğretmen Ali Rıza Kaya, "30 yıldır buradayım. Eskiden denize 200 metre mesafedeydik, şimdi evimizin önünden geçiyor. Her fırtınada toprak kaybı yaşıyoruz" dedi. Çatalçam sahilindeki bazı işletmelerin istinat duvarları çökerken, Altınkum'daki yürüyüş parkurunun büyük bölümü dalgaların etkisiyle kullanılamaz hale geldi.
Yapılar ve Ulaşım Risk Altında
Erozyon nedeniyle sahil yolu birçok noktada göçük riski taşıyor. Karadeniz Sahil Yolu'nun bazı bölümlerinde asfalt çökmeleri meydana gelirken, belediye ekipleri sürekli onarım çalışması yapmak zorunda kalıyor. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, "Kıyı erozyonu sadece yapıları değil, aynı zamanda ulaşım ağını da tehdit ediyor. Devletin ilgili kurumlarıyla koordineli şekilde çalışıyoruz, ancak sorunun çözümü için kapsamlı bir kıyı yönetim planı şart" şeklinde konuştu. Bölgedeki müteahhitler ise yeni yapılaşmalar için denizden en az 50 metre geri çekilme kararı alındığını, ancak eski yapıların korunması için dalgakıran ve mahmuz gibi yapıların inşa edilmesi gerektiğini söylüyor.
Uzmanlar Uyarıyor: İklim Değişikliği Etkili
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, kıyı erozyonunun nedenlerini sıraladı: "Deniz seviyesindeki yükselme, küresel ısınmanın etkisiyle artan fırtına sıklığı ve kıyıya yapılan müdahaleler erozyonu hızlandırıyor. Ayrıca kıyıdaki kum ve çakılın bilinçsizce alınması da doğal dengeyi bozuyor." Prof. Yılmaz, çözümün sert önlemler yerine doğaya uyumlu kıyı tasarımları olduğunu vurguladı. "Kum besleme, kıyı çizgisinin gerisine çekilme ve dalgakıranlar gibi yumuşak mühendislik teknikleri kullanılmalı" dedi.
Bölgedeki Turizm Tehdit Altında
Karadeniz'in incisi olarak bilinen Samsun sahilleri, yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Ancak erozyon nedeniyle plajlar daralıyor, denize giriş yer yer tehlikeli hale geliyor. Atakum Turizm Derneği Başkanı Emine Aksoy, durumun turizm gelirlerini olumsuz etkilediğini belirterek, "Plajlarımız yok oluyor. Belediye ve valilik yetkilileriyle görüşüyoruz, acil bir eylem planı oluşturulmalı" dedi. Bölgedeki otel sahipleri de denizin otel duvarlarına dayandığını, bu durumun müşteri kaybına yol açtığını dile getiriyor.
Geleceğe Dönük Çözüm Önerileri
Uzmanlar, kıyı erozyonuyla mücadelede bütüncül bir yaklaşımın önemine dikkat çekiyor. Kıyı Kenar Çizgisi'nin yeniden belirlenmesi, yapılaşma yasaklarının sıkılaştırılması ve kamuoyunun bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyorlar. Ayrıca, Karadeniz Bölgesi'ndeki diğer illerde de benzer sorunlar yaşandığı göz önünde bulundurularak ulusal çapta bir kıyı yönetim stratejisi oluşturulması öneriliyor. Samsun Valiliği'nin ise bu konuda bir çalışma başlattığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile görüşmelerin sürdüğü öğrenildi.
Sonuç olarak, kıyı erozyonu yalnızca bir çevre sorunu değil; aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir krizdir. Atakum'daki bu tablo, denizle barışık yaşamanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Alınacak tedbirler, hem bölge halkının güvenliği hem de gelecek nesillerin denizle iç içe olabilmesi için hayati önem taşıyor.