Sağlık Bakanlığı, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve çevresel verileri dijital izleme sistemleriyle anlık takip etmek amacıyla yürüttüğü çalışmaları genişletiyor. Bakanlık, sıcak hava dalgaları, hava kirliliği, su kaynaklı hastalıklar ve vektör kaynaklı enfeksiyonlar gibi risk faktörlerini gerçek zamanlı izleyerek erken uyarı sistemleri oluşturmayı planlıyor. Yeni sistemle, sağlık verileri meteorolojik ve çevresel verilerle entegre edilerek, risk altındaki bölgelerin belirlenmesi ve önleyici sağlık politikalarının hızlıca hayata geçirilmesi amaçlanıyor.
Dijital izleme platformu ve veri entegrasyonu
Bakanlık, mevcut Halk Sağlığı Bilgi Sistemi'ne (HSBS) iklim ve çevre modüllerini ekleyerek, hava sıcaklığı, nem, yağış, rüzgar, hava kalitesi ve su kalitesi gibi parametrelerin anlık olarak takip edilmesini sağlıyor. Bu veriler, il sağlık müdürlükleri ve aile hekimliği birimleriyle paylaşılarak, yerel düzeyde hızlı müdahale imkanı yaratıyor. Ayrıca, yapay zeka destekli tahmin modelleri sayesinde, gelecek haftalarda ortaya çıkabilecek sıcaklık dalgalanmaları ve buna bağlı hastalık artışları öngörülebilecek.
İklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, iklim değişikliği 2030-2050 yılları arasında her yıl yaklaşık 250 bin ek ölüme neden olacak. Türkiye'de de sıcaklık artışı, kuraklık ve sel gibi aşırı hava olayları, solunum yolu hastalıkları, kalp-damar rahatsızlıkları ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasında etkili oluyor. Sağlık Bakanlığı'nın bu girişimi, özellikle hassas gruplar olan yaşlılar, çocuklar ve kronik hastalar için koruyucu tedbirlerin alınmasına olanak tanıyacak. Sistem, aynı zamanda hastane başvurularındaki artışı izleyerek sağlık altyapısının yükünü yönetmeye yardımcı olacak.
Pilot uygulama ve yaygınlaştırma
Çalışma kapsamında ilk etapta İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Diyarbakır gibi büyükşehirler ile kıyı bölgeleri pilot bölge olarak seçildi. Bu illerde iklim ve sağlık verileri eş zamanlı toplanarak analiz ediliyor. Pilot uygulamanın başarılı sonuçlar vermesi durumunda sistem, tüm illere yaygınlaştırılacak. Sağlık Bakanlığı yetkilileri, projenin Türkiye'nin İklim Değişikliği Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı ile uyumlu olduğunu ve sağlık sektörünün iklim değişikliğine uyum kapasitesini artırmayı hedeflediğini belirtiyor.
Sağlık Bakanlığı'nın bu hamlesi, iklim değişikliğiyle mücadelede proaktif bir yaklaşımın örneği olarak değerlendiriliyor. Dijital sağlık sistemlerinin etkili kullanımı, sadece mevcut riskleri izlemekle kalmayıp, gelecekteki sağlık krizlerine karşı hazırlıklı olmayı da sağlayacak. Bu sayede hem bireysel hem de toplumsal düzeyde sağlık koruyucu önlemler geliştirilebilecek.