İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Sebte'de (Ceuta) son 24 saatte yaşanan büyük göç dalgası dünyanın gündemine oturdu. İspanyol hükümeti, deniz yoluyla veya sınır telinden atlayarak kente giren düzensiz göçmen sayısının 49 bini aştığını açıkladı. Bu trajik akında en az 18 göçmen hayatını kaybetti. Fas'ın kuzeyindeki kentlerden toplanan yüzlerce kişi, İspanya anakarasına geçiş için Sebte kıyılarına akın etti.
Yetkililer durumu kontrol altına almaya çalışıyor
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, kente acil olarak askeri birliklerin sevk edildiğini duyurdu. Hükümet sözcüsü Maria Jesus Montero, yaptığı açıklamada, "Sebte'de durum son derece ciddi. Şu ana kadar tespit edilen 49 bin 500 göçmenin büyük çoğunluğu Fas vatandaşı" dedi. Montero, sınır güvenliğini sağlamak için takviye güçlerin bölgeye ulaştığını ve göçmenlerin geçici barınma merkezlerine yerleştirildiğini ifade etti.
Öte yandan, göçmenlerin birçoğu denizde botlarla karaya ulaşmaya çalışırken yaşanan boğulma vakaları can kaybını artırdı. Sahil güvenlik ekipleri, şu ana kadar 18 kişinin cesedine ulaşıldığını, en az 20 kişinin ise kayıp olduğunu bildirdi. Arama kurtarma çalışmaları hala devam ediyor.
Türkiye'den de tepki geldi
Dünya genelinde yankı uyandıran olayla ilgili Türkiye'den de açıklama yapıldı. Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Akdeniz'de yaşanan insani dram, göç sorununun küresel işbirliğiyle çözülmesi gerektiğini bir kez daha gösteriyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği ise İspanya'ya destek sinyali verdi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Sebte'de yaşananlar, Avrupa'nın ortak göç politikasına duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor" dedi.
Uzmanlar, bu kitlesel göç hareketinin arkasında Fas'taki ekonomik sıkıntılar ve pandemi sonrası işsizliğin etkili olduğunu belirtiyor. Özellikle genç nüfusun iş bulamaması, Avrupa'ya yasa dışı geçişleri artırıyor. Sebte ve Melilla, Afrika'dan Avrupa'ya açılan iki kara kapısı olması nedeniyle göçmenlerin en çok tercih ettiği rotaların başında geliyor.
Bu olay, İspanya'nın son yıllarda karşılaştığı en büyük sınır krizlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Göçmenlerin büyük bölümü polis tarafından Fas tarafına geri gönderilirken, binlerce kişi ise Sebte kentinde zor şartlar altında yaşamını sürdürmeye çalışıyor. İnsani yardım kuruluşları, bölgede acil müdahale ekipleri oluşturdu.
Göçmenlerin yüzerek ya da yürüyerek sınırı geçmeye çalışması, uluslararası hukukun sınırlarını da zorluyor. İspanya, Fas'la imzalanan geri kabul anlaşması çerçevesinde göçmenleri hızlıca geri göndermeyi planlıyor. Ancak insan hakları örgütleri, bu uygulamanın uluslararası hukukla uyumlu olmadığını savunuyor. Göçmenlerin çoğunun zor koşullarda yaşayan masum insanlar olduğuna dikkat çekiliyor.
Değerlendirme: Göç politikalarına sorgulama
Sebte'deki bu dram, Avrupa'nın göç politikalarını yeniden tartışmaya açtı. Göçmenlerin tarif edilemez zorluklarla karşı karşıya kalması, uluslararası toplumun soruna kalıcı çözümler bulması gerektiğini gösteriyor. Sınırların güvenliği ile insan hayatının korunması arasında denge kurmak, devletlerin öncelikli sorumluluğu olmalıdır. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için göçün kök nedenleriyle mücadele edilmesi ve AB ülkeleri arasında adil bir yük paylaşımı sağlanması şarttır.