İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü 826 milyar liralık fon skandalı soruşturması kapsamında tutuklanan Pusula Portföy'ün 28 yaşındaki sahibi Muhammed Yarız'ın beş yıl önce sokaklara AKP bayrağı astığı ve hızla Türkiye'nin en zenginleri arasına girdiği ortaya çıktı. Yarız, geçtiğimiz günlerde çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Genç patronun yükselişi ve skandalın boyutu
Muhammed Yarız, 2020 yılında henüz 23 yaşındayken Pusula Portföy'ü kurdu. Kısa sürede yönetimi altındaki fon büyüklüğünü 826 milyar liraya ulaştırdı. Bu rakam, Türkiye'nin en büyük fon yönetim şirketlerinden biri olmasını sağladı. Ancak fonun kaynağı ve işleyişi hakkında ciddi soru işaretleri bulunuyor. Soruşturma dosyasına göre, Yarız'ın yönettiği fonlar aracılığıyla yasa dışı yollarla elde edilen gelirler aklanıyor ve bazı siyasi bağlantılar kullanılarak denetimlerden kaçınılıyordu.
İddianameye göre, Yarız beş yıl önce İstanbul'un çeşitli semtlerinde AKP bayrakları asarak dikkat çekmiş, bu görüntüler sosyal medyada paylaşılmıştı. O dönemde henüz tanınmayan genç iş insanı, kısa sürede iktidara yakın çevrelerle ilişkiler kurdu. Bu ilişkiler sayesinde kamu ihalelerine erişim sağladığı ve büyük fonları yönetme yetkisi aldığı öne sürülüyor.
Yarız'ın mal varlığı incelendiğinde, lüks araçlar, gayrimenkuller ve yüklü miktarda nakit para tespit edildi. Soruşturma kapsamında el konulan varlıklar arasında 15 lüks otomobil, 20'den fazla ev ve arsa ile çok sayıda banka hesabı bulunuyor. Ayrıca yurt dışına transfer edilen paraların izi sürülüyor.
Siyasi bağlantılar ve fon skandalının perde arkası
Muhammed Yarız'ın yükselişi, Türkiye'de son yıllarda sıkça tartışılan 'siyasi himaye' olgusunu yeniden gündeme getirdi. 2019 yerel seçimleri öncesinde AKP'nin gençlik kollarında aktif olarak çalıştığı belirtilen Yarız, partinin düzenlediği etkinliklerde sahne alıyor ve çeşitli projelerde yer alıyordu. 2020'de Pusula Portföy'ü kurmasının ardından kısa sürede SPK'dan fon kurma izni alması, çevrelerinde 'torpil' iddialarını beraberinde getirdi.
Muhalefet partileri, skandalın iktidarın koruması altında gerçekleştiğini savunuyor. CHP ve İYİ Parti yetkilileri, 826 milyar liralık fonun denetlenmemesinin mümkün olmadığını, ilgili kurumların görevini yapmadığını dile getirdi. Konuyla ilgili olarak SPK ve BDDK'nın soruşturma başlatıp başlatmadığı henüz netlik kazanmadı.
Pusula Portföy'ün müşterileri arasında ünlü iş insanları, sanatçılar ve üst düzey bürokratların bulunduğu iddia ediliyor. Bu isimlerin fonlardan yüksek getiri elde ettiği, bazılarının ise kayıplar yaşadığı belirtiliyor. Skandal patlak verdikten sonra birçok müşteri paralarını çekmeye çalışsa da, fonların likidite sorunu yaşadığı öğrenildi.
Ekonomik yansımalar ve güven sorunu
826 milyar liralık fon skandalı, Türkiye'deki finansal piyasalara olan güveni sarstı. Uzmanlar, olayın yatırımcı psikolojisi üzerinde olumsuz etki yaratacağını ve özellikle küçük yatırımcıların portföy yönetim şirketlerine olan güvenini zedeleyeceğini belirtiyor. Ekonomistlere göre, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve şeffaflık artırılmadan benzer skandalların yaşanması kaçınılmaz.
Muhammed Yarız'ın avukatları, müvekkillerinin suçsuz olduğunu ve soruşturmanın siyasi olduğunu savunuyor. Ancak mahkeme, delillerin kuvvetli olduğu gerekçesiyle tutuklama kararı verdi. Yarız'ın cezaevindeki süreçte örgütlü suç, nitelikli dolandırıcılık ve kara para aklama suçlamalarıyla yargılanması bekleniyor.
Bu skandal, Türkiye'de genç yaşta büyük servet edinen isimlerin nasıl bu noktaya geldiği sorusunu bir kez daha gündeme getirdi. 28 yaşındaki birinin 826 milyar liralık fonu yönetmesi, denetim eksikliğinin ve siyasi bağlantıların bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Kamuoyu, benzer skandalların önlenmesi için bağımsız denetim ve hesap verebilirlik talep ediyor.