Prostat kanseri tanısı alan birçok erkek, hastalığın kendisi kadar tedavi süreciyle ilgili yanlış bilgilerden de korkuyor. Oysa son yıllarda tedaviler daha kısa, daha hassas ve daha kişiye özel hale geldi. Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Yılmaz, prostat kanseriyle ilgili en yaygın 5 yanlış inanışı ve doğrularını anlattı.
Yanlış 1: Prostat kanseri öldürür
Birçok erkek prostat kanseri tanısı duyduğunda ölüm korkusu yaşar. Oysa erken evrede yakalanan prostat kanserlerinde 10 yıllık sağkalım oranı %98'i geçer. Prof. Dr. Yılmaz, "Prostat kanseri yavaş büyüyen bir tümördür. Çoğu hasta tanıdan sonra yıllarca başka nedenlerle hayatını kaybeder. Günümüzde aktif izlem gibi seçenekler sayesinde gereksiz tedavilerden de kaçınılabiliyor" dedi.
Yanlış 2: Tedavi kesinlikle cerrahi gerektirir
Prostat kanseri tedavisinde cerrahi (prostatektomi) tek seçenek değildir. Radyoterapi, brakiterapi ve hormonal tedaviler de etkili yöntemlerdir. Üstelik son yıllarda robotik cerrahi sayesinde hastalar daha hızlı iyileşiyor. Prof. Dr. Yılmaz, "Cerrahi her hastaya uygun değildir. Yaş, tümörün evresi ve hastanın genel sağlık durumu göz önüne alınarak karar verilir. Robotik cerrahi ise daha az kanama ve kısa hastanede kalış süresi sağlar" ifadelerini kullandı.
Yanlış 3: Hormon tedavisi saç döker ve kemik erimesi yapar
Hormon tedavisinin yan etkileri abartılıyor. Gerçekte saç dökülmesi nadir görülür, kemik erimesi riski ise alınan önlemlerle azaltılabiliyor. Prof. Dr. Yılmaz, "Yan etkiler kişiden kişiye değişir. D vitamini ve kalsiyum takviyesi, egzersiz ile kemik sağlığı korunabilir. Saç dökülmesi ise genellikle geçicidir" dedi.
Yanlış 4: PSA yüksekse mutlaka kanser vardır
PSA testi prostat kanseri taramasında kullanılmakla birlikte yüksek PSA değeri her zaman kanser anlamına gelmez. İyi huylu prostat büyümesi veya prostatit de PSA'yı yükseltebilir. Prof. Dr. Yılmaz, "PSA yüksekliğinde hemen panik yapmamalı. Bir üroloji uzmanı değerlendirmeli ve gerekirse manyetik rezonans görüntüleme (MRG) yapılmalıdır. Biyopsi için bugün MRG eşliğinde hedefe yönelik biyopsi kullanılıyor" şeklinde konuştu.
Yanlış 5: Prostat kanseri cinsel yaşamı tamamen bitirir
Prostat kanseri tedavisi sonrası cinsel işlev bozukluğu görülebilir ancak bu geçici olabilir ve çözüm yolları vardır. Penil protez, ilaç tedavileri ve rehabilitasyon ile hastaların büyük kısmı cinsel yaşamlarına devam edebiliyor. Prof. Dr. Yılmaz, "Sinir koruyucu cerrahi teknikleri ve robotik cerrahi ile erektil disfonksiyon riski azaltılıyor. Hastaların psikolojik destek alması da önemlidir" dedi.
Sonuç olarak prostat kanseri artık korkulacak bir hastalık olmaktan çıkmıştır. Erken tanı, kişiselleştirilmiş tedavi ve multidisipliner yaklaşım sayesinde hastalar hem uzun hem de kaliteli bir yaşam sürebilmektedir. Önemli olan doğru bilgiye ulaşmak ve hekimle kararları birlikte almaktır.