Türk sinemasının efsane isimlerinden Kadir İnanır, bugün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törenin ardından son yolculuğuna uğurlanıyor. 80 yaşında hayata veda eden usta oyuncu için ilk tören, sahne sanatlarının kalbi sayılan bu mekanda gerçekleştiriliyor. Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda devlet erkanı ile sanatçı dostları katıldı.
Sanatçılar ve Devlet Erkanı Törende Bir Araya Geldi
Cenaze töreni, saat 11.00'de başladı. Törende Türkan Şoray, Ediz Hun gibi Yeşilçam'ın unutulmaz isimleri de hazır bulundu. Katılımcılar, Kadir İnanır'ın sanat hayatı boyunca Türk sinemasına yaptığı katkıları anlattı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı konuşmada, "Kadir İnanır, sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda bir kültür elçisiydi. Onun filmleriyle büyüyen nesiller, onu her zaman kalbinde yaşatacak" dedi. Törenin ardından cenaze, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Kadir İnanır'ın Sinema Kariyeri ve Mirası
1949 yılında Samsun'da doğan Kadir İnanır, 1965 yılında Ses dergisinin düzenlediği yarışmada birinci olarak sinemaya adım attı. 200'ün üzerinde filmde rol alan usta oyuncu, özellikle "Selvi Boylum Al Yazmalım", "Dağlar Kralı" ve "Maden" gibi yapımlarla hafızalara kazındı. Sanatçı, sadece oyunculuğuyla değil, aynı zamanda toplumsal duyarlılığıyla da tanınıyordu. Yeşilçam'ın altın çağının son temsilcilerinden biri olarak kabul edilen İnanır, bir dönem siyasetle de ilgilenmiş ve 2002 yılında SHP'den milletvekili adayı olmuştu. Onun vefatı, Türk sinemasında bir devrin kapandığı şeklinde yorumlanıyor.
Son olarak sağlık sorunları nedeniyle bir süredir tedavi gören İnanır, dün hayata veda etti. Haber, sanat camiasında büyük üzüntü yarattı. Sosyal medyada binlerce kişi paylaşımlarda bulunarak üzüntüsünü dile getirdi. Törene katılamayan sevenleri ise Zincirlikuyu Mezarlığı'nda son görevlerini yerine getirecek.
Kadir İnanır'ın vefatı, Türk sinemasının geçmişten bugüne taşıdığı değerleri ve toplumla kurduğu bağı bir kez daha hatırlatıyor. Sanatçıların sadece eğlendirmekle kalmayıp aynı zamanda toplumsal hafızanın taşıyıcısı olduğu gerçeği, onun ardında bıraktığı eserlerle bir kez daha somutlaşıyor. Yeşilçam'ın bu büyük çınarı, geride derin bir boşluk bırakırken, eserleriyle yaşamaya devam edecek.