Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı yolsuzluk soruşturması kapsamında ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun talebiyle "hawala" yöntemiyle rüşvet alındığını itiraf etti. İddiaya göre, gayriresmî para transfer sistemi olan hawala, belediye ihale süreçlerinde kullanılarak yüklü miktarda rüşvet akışı sağlandı. Böcek'in ifadesi, soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte görülüyor.
Hawala yöntemi ve İmamoğlu bağlantısı
Soruşturma dosyasına göre, Muhittin Böcek ifadesinde, Ekrem İmamoğlu'nun kendisine doğrudan talimat verdiğini ve rüşvetin hawala sistemiyle gizlice aktarılmasını istediğini söyledi. Hawala, resmî kayıtlara girmeyen, güvene dayalı bir para transfer yöntemi olarak biliniyor. Böcek, bu yöntemin tercih edilme nedenini "iz bırakmamak" olarak açıkladı. Soruşturma, Antalya'daki bazı imar ve ihale süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlatılmıştı. Böcek'in itirafıyla birlikte, İmamoğlu hakkında da yeni bir soruşturma başlatılması gündeme geldi.
Soruşturmanın perde arkası
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2025/60355 sayılı dosya kapsamında daha önce birçok belediye çalışanını gözaltına almış ve bazı isimleri tutuklamıştı. Soruşturmanın odak noktası, belediye ihalelerinde fiyat şişirme ve rüşvet ağıydı. Muhittin Böcek'in ifadesi, bu ağın sadece Antalya ile sınırlı kalmayıp İstanbul'a da uzandığını ortaya koydu. İfadede, İmamoğlu'nun talimatıyla belirli müteahhitlere ayrıcalık tanındığı ve karşılığında hawala yoluyla para aktarıldığı belirtildi. Henüz İmamoğlu bu iddialara yanıt vermedi.
Siyasette yeni bir dönem mi?
Bu itiraf, Türk siyasetinde büyük yankı uyandırdı. İki büyükşehir belediye başkanının adının karıştığı yolsuzluk iddiası, yerel yönetimlerdeki denetim mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı. Hawala gibi alternatif finans yöntemlerinin Türkiye'de kullanılıyor olması, ekonomi ve güvenlik birimlerini de harekete geçirdi. Hukukçular, bu tür sistemlerin kara para aklamada sıkça kullanıldığına dikkat çekiyor. Soruşturma genişlerken, kamuoyu İmamoğlu'nun vereceği yanıtı bekliyor. Bağımsız değerlendirmeler, bu itirafın siyasi kariyerler üzerinde kalıcı etkiler yaratabileceğini gösteriyor.