Jeoloji Mühendisliği Profesörü Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla beklenen İstanbul depremi tartışmalarında gözden kaçan kritik bir noktaya dikkat çekti. Bektaş, Marmara Denizi'ndeki Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan zayıf fayların, 1963 yılında Adalar bölgesinde meydana gelen büyüklüğündeki depreme benzer orta büyüklükte sarsıntılar üretebileceğini belirtti. Bu açıklama, İstanbul ve çevresinde yaşayan milyonlarca vatandaş için yeni bir uyarı niteliği taşırken, deprem hazırlıklarının bölgesel fay hatlarına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu.
Çınarcık Çukuru'ndaki zayıf faylar ve geçmiş depremler
Prof. Dr. Bektaş, Marmara Denizi'nin güney kolunda yer alan Çınarcık Çukuru'nun, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Bölgenin tektonik yapısının, büyük depremlerin yanı sıra orta büyüklükte sarsıntılara da zemin hazırladığını ifade eden Bektaş, özellikle Çınarcık Çukuru'nu sınırlayan zayıf fayların zaman içinde gerilim biriktirdiğini kaydetti. 1963 yılında Adalar açıklarında meydana gelen büyüklüğündeki depremin bu faylardan kaynaklandığını hatırlatan bilim insanı, benzer büyüklükteki depremlerin tekrarlanma olasılığının yüksek olduğu uyarısında bulundu. Bektaş, 'Çınarcık Çukuru'ndaki bu zayıf faylar, geçmişte olduğu gibi gelecekte de orta büyüklükte depremler üretebilir. İstanbul için sadece büyük deprem değil, orta büyüklükteki sarsıntılar da ciddi risk oluşturuyor' dedi.
Uzmanlardan deprem hazırlıklarına yönelik çağrı
Deprem uzmanları, İstanbul ve Marmara Bölgesi'ndeki yapı stokunun orta büyüklükteki depremlere karşı da dayanıklı olması gerektiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Bektaş'ın uyarısı, özellikle 1999 Gölcük depreminden bu yana yapılan hazırlıkların yalnızca büyük depremlere odaklandığını, oysa orta büyüklükteki sarsıntıların da yıkıcı olabileceğini hatırlatıyor. Deprem bilimciler, zayıf fay hatlarının üretebileceği büyüklüğündeki depremlerin İstanbul'un tarihi yarımada ve yoğun nüfuslu ilçelerinde hasara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Bektaş, '1963 Adalar depremi büyüklüğünde bir sarsıntı, bugün İstanbul'da daha büyük bir yıkıma neden olabilir çünkü şehir son 50 yılda plansız bir şekilde büyüdü ve yapı stoku hâlâ yeterince güçlü değil' ifadelerini kullandı. Marmara Belediyeler Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin deprem master planları kapsamında bina güçlendirme çalışmalarını hızlandırması gerektiği vurgulanıyor.