2015 yılında AKP hükümetinin özelleştirme politikaları kapsamında 685.5 milyon dolara Konya Şeker’e satılan Soma B Termik Santrali, bugünlerde yeniden gündemde. Santral, borçları nedeniyle icradan satışa çıkarılırken, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’nun (TKİ) 20 milyar lirayı aşan alacağının bu satışla kapatılmaya çalışılması tepki çekiyor. Uzmanlar ve muhalefet, sürecin kamu yararına olmadığını, asıl faturanın vatandaşa kesileceğini belirtiyor.
Özelleştirme Süreci ve Borçlar
Konya Şeker, Soma B Termik Santrali’ni 2015’te satın aldıktan sonra santralin işletilmesi için TKİ’den kömür alımı yaptı. Ancak şirket, kömür bedellerini ödeyemediği için TKİ’ye olan borcu 20 milyar liraya ulaştı. Bunun üzerine TKİ, alacağını tahsil etmek için santralin icradan satışını başlattı. Satıştan elde edilecek gelirin bir kısmı borcu kapatacak, ancak kalan meblağ için devletin hazinesi devreye girecek.
Muhalefet partileri, sürecin başından beri yanlış yönetildiğini savunuyor. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Özelleştirme yapılırken kâr edeceğiz deniyordu. Şimdi ortaya çıkan tablo, zararın halka fatura edilmesidir. TKİ’nin alacağı için santrali satın alacak kimse çıkmazsa, devlet bu borcu üstlenmek zorunda kalacak” dedi.
Satış Süreci ve Kamu Zararı
İcradan satışa çıkarılan santral için ilk ihale 14 Mart’ta yapılacak. Ancak uzmanlar, 20 milyar lira gibi yüksek bir borç yükü nedeniyle santrale talip çıkmasının zor olduğunu belirtiyor. Eğer satış gerçekleşmezse, TKİ alacağını tahsil edemeyecek ve bu borç kamuya yansıyacak. Ayrıca santralin atıl duruma düşmesi durumunda, bölgede enerji arzı da sekteye uğrayabilir.
Enerji uzmanı Prof. Dr. Mustafa İlter, “Özelleştirme mantığı verimlilik sağlamaktı. Ancak bu örnekte tam tersi oldu. Devlet, özelleştirilen bir santral için yeniden kamu kaynağı ayırmak zorunda kalıyor. Bu, yanlış bir politikanın sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.
Geçmişten Bugüne Özelleştirme Deneyimi
Türkiye’de özelleştirme uygulamaları sık sık tartışma konusu oluyor. AKP döneminde birçok kamu kuruluşu ve santral özelleştirilirken, bazıları yüksek kârlılıkla çalışırken diğerleri borç batağına saplandı. Soma B örneği, özelleştirme sonrası denetim eksikliğini ve borç yönetimindeki başarısızlığı gözler önüne seriyor.
Muhalefet, bu tür vakaların artması halinde kamu kaynaklarının daha da zor duruma düşeceğini savunuyor. İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Bilge Yılmaz, “Bu fatura mutlaka halka kesilecektir. Çünkü borcu kapatacak başka kaynak yok. Ya vergiler artacak ya da kamu hizmetlerinden kısılacak” uyarısında bulundu.
Bağımsız Değerlendirme
Soma B Termik Santrali örneği, özelleştirme politikalarının kontrol mekanizmaları olmadan uygulanmasının ne kadar riskli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Devletin özelleştirdiği bir tesisi, borçları nedeniyle yeniden kamuya yük olması, politikanın sorgulanmasını gerektiriyor. Sürecin şeffaf yürütülmemesi ve borçların kaynağının net olarak açıklanmaması ise kamuoyunda güveni zedeliyor. Sonuçta, enerji alanında yapılan bu tür dönüşümlerin uzun vadeli planlama ve denetimle yapılması, aksi halde bedelin vatandaşa ödetilmesi kaçınılmaz görünüyor.