Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez'in de aralarında bulunduğu 12 milletvekili hakkında 14 dokunulmazlık dosyası sunuldu. Söz konusu dosyalar, milletvekillerinin yasama dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle hazırlandı. Adalet Bakanlığı ve çeşitli mahkemelerden gelen fezlekelerin ardından TBMM Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu'nda görüşülecek olan bu talepler, siyasi gündemin en sıcak başlıklarından birini oluşturuyor.
Dosyaların içeriği ve siyasi yansımaları
TBMM'ye sunulan dosyaların büyük bir kısmı, milletvekillerinin görevleri sırasında veya öncesinde yaptıkları açıklamalar ile sosyal medya paylaşımlarına dayanıyor. Suçlamalar arasında 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik', 'cumhurbaşkanına hakaret' ve 'terör propagandası' gibi maddeler yer alıyor. Özgür Özel'e yönelik iddiaların başında, partisinin cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nu desteklemek için yaptığı bir konuşmadaki ifadeleri geliyor. İYİ Parti'li Turhan Çömez ise özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yaptığı eleştiriler nedeniyle hedef gösteriliyor. Diğer 10 milletvekilinin dosyaları ise çeşitli tarihlerde işlenen sözlü suçları kapsıyor. Siyasi partilerin dokunulmazlık kararlarına yaklaşımları farklılık gösterirken, CHP ve İYİ Parti, bu dosyaların siyasi amaçlı olduğunu savunuyor. Hükümet kanadı ise yargının bağımsız işlediğini ve dokunulmazlıkların kaldırılmasının demokratik bir süreç olduğunu vurguluyor.
TBMM süreci ve olası sonuçlar
Dosyalar ilk olarak TBMM Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu'nda ele alınacak. Komisyon, her bir dosyayı ayrı ayrı değerlendirerek dokunulmazlığın kaldırılması yönünde karar alabilir veya dosyayı iade edebilir. Komisyondan geçen dosyalar daha sonra Genel Kurul'da oylanacak. Dokunulmazlığın kaldırılması için en az 301 milletvekilinin oyu gerekiyor. Mevcut Meclis aritmetiğinde, Cumhur İttifakı'nın 301'in üzerinde oyu bulunduğu için, ittifakın desteklediği dosyaların geçme ihtimali yüksek. Ancak bazı muhalefet milletvekillerinin de dosyaları bulunduğundan, partiler arasında pazarlık yaşanması bekleniyor. Bu durum, geçmişte olduğu gibi yine uzun süren bir karma komisyon sürecine işaret ediyor. 2016 yılında 138 milletvekilinin dokunulmazlığı kaldırılmış, o dönemde de benzer tartışmalar yaşanmıştı. Şimdi ise dosya sayısının daha az olmasına rağmen, içinde grup başkanları gibi üst düzey isimlerin bulunması süreci daha hassas kılıyor.
Sonuç olarak, TBMM'ye sunulan bu 14 dokunulmazlık dosyası, Türkiye'de siyasi gerilimin yeniden tırmanmasına neden olabilir. Muhalefet, bu hamleyi iktidarın muhalif sesleri susturma çabası olarak nitelerken, iktidar partisi ise yargı sürecinin siyasallaştırılmaması gerektiğini belirtiyor. Komisyonun çalışmaları önümüzdeki haftalarda başlayacak ve kararların en geç yasama yılı sonuna kadar netleşmesi bekleniyor. Bu tür dokunulmazlık tartışmaları, Türkiye'de demokrasinin işleyişi açısından sıklıkla eleştirilen bir alan olarak öne çıkıyor. Zira dokunulmazlık, milletvekillerinin görevlerini baskı altında kalmadan yapabilmeleri için anayasal bir güvence olarak kabul ediliyor. Ancak bu güvencenin kötüye kullanılması durumunda da yargı önüne çıkarılmaları mümkün kılınıyor. Dengenin nasıl kurulacağı ise hem hukuk hem de siyaset arenasında tartışılmaya devam ediliyor.