Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen 2026-Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) iki sorunun iptal edildiğini resmen duyurdu. Kurumun internet sitesinde yayımlanan açıklamada, iptal edilen soruların hangi oturumlara ait olduğu ve gerekçeleri detaylandırıldı. Milyonlarca adayın katıldığı sınavda yaşanan bu gelişme, öğrenci ve veliler arasında merak uyandırdı.
Soru iptal gerekçeleri
ÖSYM'nin duyurusuna göre, TYT oturumundaki bir Türkçe sorusu ile AYT oturumundaki bir Matematik sorusu, teknik ve bilimsel hatalar içerdiği gerekçesiyle iptal edildi. Açıklamada, "Sınavın uygulanmasının ardından uzman ekiplerimizce yapılan incelemelerde, iki soruda hata tespit edilmiştir. Bu sorular, değerlendirme dışı bırakılarak tüm adaylar için eşit koşullar sağlanmıştır" ifadelerine yer verildi. İptal edilen sorular nedeniyle hiçbir adayın mağdur edilmediği vurgulandı. ÖSYM, ayrıca bu tür durumların sınav güvenliği ve adil değerlendirme için rutin bir prosedür olduğunu belirtti.
Sınav süreci ve kamuoyu tepkileri
2026-YKS, Türkiye genelinde yaklaşık 3,5 milyon adayın katılımıyla gerçekleştirildi. Sınav öncesinde ve sırasında herhangi bir güvenlik açığı yaşanmadığı bildirildi. Ancak soru iptalleri, sınavın kalitesine ilişkin bazı tartışmaları beraberinde getirdi. Eğitim uzmanları, ÖSYM'nin soru hazırlama sürecinde daha titiz davranması gerektiğini savunurken, kurum yetkilileri ise hata oranının oldukça düşük olduğunu ve gerekli kontrollerin yapıldığını ifade etti. Siyasi partilerden de konuya ilişkin açıklamalar geldi; iktidar kanadı ÖSYM'nin şeffaf hareket ettiğini belirtirken, muhalefet partileri sınav sisteminin revize edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Geçmiş yıllarla karşılaştırma ve bağımsız değerlendirme
Geçmiş yıllara bakıldığında, ÖSYM'nin her sınav döneminde birkaç soruyu iptal ettiği görülmektedir. 2025-YKS'de de benzer şekilde üç soru iptal edilmişti. Bu durum, sınav sisteminin ne kadar karmaşık ve insan faktörüne açık olduğunu göstermektedir. Ancak ÖSYM'nin hızlı ve şeffaf bir şekilde iptal kararlarını duyurması, adayların güvenini pekiştiren bir adım olarak değerlendirilebilir. Bağımsız olarak bakıldığında, sınav sorularının hazırlanmasında yapay zeka ve çoklu denetim sistemlerinin kullanılması, bu tür hataların minimize edilmesine katkı sağlayabilir. Türkiye'de eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması açısından ÖSYM'nin bu tür düzeltici mekanizmaları hayata geçirmesi önemini korumaktadır.