İran ordusu, ABD'nin Kuveyt'te bulunan 3 askeri üssüne yönelik yeni saldırılar düzenlediğini bildirdi. Devrim Muhafızları ise Bahreyn'de ABD'nin kullandığı bir Patriot sistemi ile bir radarı imha ettiğini duyurdu. İran, anlaşma sağlanmadığı sürece Hürmüz Boğazı'ndan tek bir damla petrolün bile güvenle geçemeyeceğini belirterek küresel enerji akışını tehdit ediyor.
ABD üslerine saldırı detayları
İran ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Kuveyt'teki üç ABD askeri üssünün hedef alındığı belirtildi. Açıklamada, "Bu operasyonlar, ABD'nin bölgedeki saldırganlığına ve İran'ın iç işlerine müdahalesine karşı bir misillemedir" denildi. Devrim Muhafızları'nın ayrıca Bahreyn'de konuşlu bir Patriot hava savunma sistemi ile bir radar tesisini imha ettiği kaydedildi. Saldırıların zamanlaması ve kullanılan silahlar hakkında ayrıntı verilmezken, bölgede tansiyonun yükseldiği gözlemleniyor.
Hürmüz Boğazı tehdidi
Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami, yaptığı açıklamada, "Anlaşma sağlanmadığı sürece Hürmüz Boğazı'ndan tek bir damla petrolün bile güvenle geçemeyeceğini" söyledi. Dünya ham petrolünün yaklaşık beşte biri bu boğazdan taşınıyor. İran'ın bu tehdidi, küresel petrol fiyatlarında ani yükselişe neden oldu. Uzmanlar, İran'ın bu söyleminin müzakere masasında elini güçlendirmeye yönelik olduğunu ancak gerçekleşmesi halinde küresel ekonomik krize yol açabileceğini belirtiyor.
ABD'den henüz resmi bir yanıt gelmezken, Yemen'deki Husilerin de Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları arttı. Bölgedeki diplomatik kaynaklar, gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için uluslararası toplumun yoğun çaba harcadığını ancak kalıcı bir çözüm için henüz somut adım atılmadığını ifade ediyor.
Arka plan
İran ile ABD arasındaki gerginlik, İran nükleer programı ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığı nedeniyle yıllardır sürüyor. 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları yeniden devreye sokmasıyla tırmanan kriz, son aylarda bir dizi deniz güvenliği olayıyla derinleşti. İran, ABD'nin Körfez'deki üslerini ve deniz kuvvetlerini kendi güvenliğine tehdit olarak görüyor. Son gelişmeler, taraflar arasında diplomatik çözüm umutlarını azaltırken, bölgesel savaş riskini artırıyor.