İstanbul Valiliği, il genelindeki okullarda bulunan mescitlerin cuma namazı kılınacak şekilde düzenlenmesi ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hutbelerin okunması yönünde bir talimat yayımladı. Edinilen bilgilere göre, valilik tarafından ilçe milli eğitim müdürlüklerine gönderilen yazıda, okul yönetimlerinin mescitleri cuma namazına elverişli hale getirmesi ve öğrencilerin katılımının sağlanması istendi. Uygulamanın ne zaman başlayacağına dair net bir takvim paylaşılmazken, talimatın tüm resmi okulları kapsadığı belirtildi.
Talimatın Kapsamı ve Gerekçesi
Valilikten konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak yazının, okullarda manevi değerlerin güçlendirilmesi ve öğrencilere dini bilinç kazandırılması amacıyla gönderildiği öne sürüldü. Talimatta, mescitlerin fiziki koşullarının iyileştirilmesi, halı, seccade ve temizlik gibi unsurlara dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, cuma namazının kılınabilmesi için gerekli olan cemaat düzeninin sağlanması ve hutbenin Diyanet tarafından belirlenen metinlerden okunması şart koşuldu. Okul müdürlüklerine, bu süreçte ilçe müftülükleriyle koordinasyon kurmaları tavsiye edildi.
Uygulamanın, Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) 2025 yılı başında yayımladığı genelgeyle paralellik taşıdığı ifade ediliyor. MEB, ocak ayında okullarda mescit açılmasının önünü açan bir düzenleme yapmış, ancak cuma namazı gibi ibadetlerin okul saatleri içinde yapılmasına dair net bir hüküm getirmemişti. İstanbul Valiliği'nin son talimatı, bu boşluğu doldurmayı hedefliyor.
Eğitimciler ve Velilerden Tepkiler
Karar, eğitim camiasında ve veliler arasında farklı yankılar uyandırdı. Bazı okul yöneticileri, mescitlerin zaten mevcut olduğunu ve cuma namazı için ayrı bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmadığını belirterek, talimatın belirsizlikler içerdiğini dile getirdi. Bir okul müdürü, "Mescitlerimiz zaten öğrencilerin kullanımına açık. Ancak cuma namazı için tüm okulun tatil edilmesi ya da ders saatlerinin değiştirilmesi gerekiyor ki bu ciddi bir planlama gerektirir" dedi.
Veliler ise endişelerini paylaştı. Çocuklarının dini eğitim almasına karşı olmadıklarını söyleyen bazı veliler, uygulamanın zorunlu tutulması halinde laik eğitim ilkesiyle çelişeceğini savundu. Eğitim-İş ve Eğitim Sen gibi sendikalar, konuya ilişkin yazılı açıklama yaparak, okulların ibadethaneye dönüştürülmesinin Anayasa'nın 24. maddesine aykırı olduğunu öne sürdü. Sendikalar, "Devlet okullarında din eğitimi verilebilir ancak ibadet yeri haline getirilemez. Bu talimat, eğitimde laikliği zedeleyecektir" görüşünü dile getirdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmedi. Ancak başkanlığın daha önce okullarda mescit açılmasını desteklediği biliniyor. İstanbul Müftülüğü'nün, talimat kapsamında okullara hutbe metinleri göndermeye başladığı öğrenildi.
Hukuki Boyut ve Laiklik Tartışmaları
Türkiye'de devlet okullarında din eğitimi zorunlu ders olarak okutuluyor; ancak ibadet uygulamaları konusunda farklı yorumlar bulunuyor. Anayasa'nın 24. maddesi, "Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz" hükmünü içeriyor. Ayrıca, eğitim ve öğretim hakkı ve ödevi başlıklı 42. madde, "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır" ifadesine yer veriyor.
Hukukçular, valilik talimatının idari bir işlem olduğunu ve yargı denetimine açık olduğunu belirtiyor. Danıştay'ın daha önce benzer konularda verdiği kararlar, okullarda ibadet yapılmasının ancak isteğe bağlı ve ders saatleri dışında mümkün olabileceği yönünde. Bu nedenle, talimatın cuma namazını zorunlu kılması halinde iptal davası açılabileceği konuşuluyor.
Uygulamanın Muhtemel Yansımaları
İstanbul Valiliği'nin talimatı, diğer illere de örnek olabilir. Benzer uygulamaların Ankara, İzmir ve Bursa gibi büyükşehirlerde de hayata geçirilmesi bekleniyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu konuda genel bir çerçeve çizmemesi, valiliklerin inisiyatif almasına yol açıyor. Eğitim uzmanları, uygulamanın öğrenciler arasında ayrımcılığa neden olabileceği uyarısında bulunuyor. Cuma namazına katılmak istemeyen öğrencilerin dışlanma riski taşıdığı, bunun da okul iklimini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
Öte yandan, iktidar kanadından yapılan açıklamalarda, uygulamanın "öğrencilerin manevi gelişimine katkı sağlayacağı" savunuluyor. AK Parti Sözcüsü, konuya ilişkin bir soru üzerine, "Devlet okullarında mescitlerin olması ve öğrencilerin ibadetlerini rahatça yapabilmesi demokrasinin gereğidir. Bu tür uygulamalar, toplumsal barışı güçlendirir" ifadelerini kullandı. Muhalefet partileri ise konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını duyurdu. CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, "Okullar bilim yuvasıdır, ibadethane değil. Bu talimat derhal geri çekilmelidir" dedi.
İstanbul Valiliği'nin talimatı, eğitimde laiklik ilkesinin sınırlarını yeniden tartışmaya açtı. Uygulamanın nasıl hayata geçirileceği ve olası hukuki süreçler, önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Veliler ve eğitimciler, süreci dikkatle izliyor.